hafif beton nedir
Beton

Hafif Beton Nedir? Kullanım Alanları Nerelerdir?

HAFİF BETON ÖZELLİKLERİ

Hafif Beton Tanımı

ACI 213R-03’ e göre taşıyıcı hafif beton, 28 günlük basınç mukavemeti 17 MPa’ı geçen ve hava kurusu birim hacim ağırlığı 1120-1960 kg/m arasında olan beton olarak tarif edilir.

TS EN 206-1’ de hafif beton, etüv kurusu durumdaki birim hacim ağırlığı 800 kg/m ‘ten büyük, 2000 kg/m ‘ten küçük olan beton olarak tanımlanmaktadır. Hafif beton, yapımında kullanılan agreganın bir kısmı veya tamamı farklı tip ve özeliklere sahip hafif agregaların kullanılmasıyla da üretilebilir.

TS 2511 ’e göre de, karakteristik basınç dayanımı 16 MPa’dan daha büyük olan ve havada kurumuş haldeki birim hacim ağırlığı da en fazla 1900 kg/m3 olan hafif agregalı betonlar taşıyıcı hafif beton olarak sınıflandırılmaktadır.

Hafif Beton Üretiminde Kullanılan Hafif Agregalar

Hafif beton üretiminde en çok başvurulan yöntem, hafif agrega kullanımı ile birim ağırlığı istenen düzeyde tutmaktır. Hafif beton üretiminde kullanılan hafif agregalar üretildikleri malzemenin kaynağına ve kendi birim ağırlıklarına göre sınıflandırılırlar. Üretildikleri malzemenin kaynağına göre hafif agregalar dört sınıfta toplanabilir.

Hafif Doğal Hafif Agregalar

Pomza taşı, volkanik tüf, volkanik cüruf,

Doğal Malzemeden Üretilen Yapay Hafif Agregalar

Genleştirilmiş kil, genleştirilmiş şist, genleştirilmiş arduvaz, perlit, vermikülit gibi polimer esaslı malzemeler.

Endüstriyel Atıklardan Üretilen Hafif Agregalar

Yüksek fırın cürufu ve uçucu kül.

Endüstriyel Atıkların İşlenmesiyle Üretilen Hafif Agregalar 

Genleştirilmiş yüksek fırın cürufu ve kızdırılmış uçucu kül.

Pomza Agregası

pomza taşı
pomza taşı

Pomza madeni

Pomza madeni dünya endüstrisinde yeni olmamakla beraber, ülkemiz endüstrisine son yıllarda girmeye başlamış ve değeri yeni anlaşılan volkanik kökenli bir madendir. Pomza terimi İtalyanca bir sözcüktür. Değişik dillerde farklı sözcüklerle adlandırılırmaktadır. Örneğin; Fransızca’da Ponce, İngilizce’de (iri taneli olanına) Pumice, (ince taneli olanına) Pumicite, Almanca’da (iri tanelisine) Bims, (ince tanelisine) Bimstein adı verilmektedir. Türkçe’de ise süngertaşı, köpük taşı, hışırtaşı, nasırtaşı, küvek, kisir gibi adlarda da anılmaktadır.

Fiziksel Özellikleri

Pomza, boşluklu, süngerimsi, volkanik olaylar neticesinde oluşmuş, fiziksel ve kimyasal etkenlere karşı dayanıklı, gözenekli camsı volkanik bir kayaçtır. Bir başka deyişle pomza, çok poroz olan volkanik taş camı olarak da tanımlanabilir. Oluşumu sırasında, bünyedeki gazların, ani olarak bünyeyi terk etmesi ve ani olarak soğuma nedeni ile, makro ölçekten mikro ölçeğe kadar sayısız gözenek içerir. Gözenekler arası genelde (özellikle mikro gözenekler) bağlantısız boşluklu olduğundan permeabilitesi düşük, ısı ve ses yalıtımı oldukça yüksektir.

Pomza, kendisine özgü bazı özellikleri ile benzer volkanik camsı kayaçlardan (perlit, obsidiyen, peks-tayn) ayrılır. Bunlardan rengi, gözenekliliği ve kristal suyunun olmaması ile pratik olarak ayrılmaktadır. En çok renk benzerliği/yakınlığı ve kimyasal bileşimi bakımından perlit ile karıştırılmakta olup, bazı durumlarda perlitten ayırt edilmesi zorlaşabilmektedir. Pomzada gözenekler, çoğunlukla birbiri ile bağlantılı değildir. İçerdiği gözenekler gözle görülebilecek boyutlardan, mikroskobik boyutlara kadar sayısız miktarda olup, her biri diğerinden camsı bir zarla yalıtılmıştır. Bu yüzden hafif, suda uzun süre yüzebilen, izolasyonu yüksek bir kayaçtır. Sertliği Mohs skalsına göre 5-6’dır. Kimyasal olarak %75’e varan silis içeriği bulunabilmektedir. Pomza madeninin genel olarak kimyasal bileşimi Tablo 1’de verilmiştir.

Tablo 1 Pomza madenin kimyasal bileşimi
Bileşik SİO2 AI2O3 Fe2O3 CaO Na2O-

K2O

TiO2 ve

SO3

Miktar

(%)

60-75 13-17 1-3 1-2 7-8 Eser

miktarda

Kimyasal özellikleri

Kayacın içerdiği SiO2 oranı, kayaca abrasif özellik kazandırmaktadır. Bu yüzden çeliği rahatlıkla aşındırabilecek bir kimyasal yapı sergileyebilmektedir. Al2O3 bileşimi ise ateşe ve ısıya yüksek dayanım özelliği kazandırır. Na2O ve K2O tekstil sanayiinde reaksiyon özellikleri veren mineraller olarak bilinmektedir.

Asidik ve Bazik Pomza

Asidik ve bazik volkanik faaliyetler neticesinde iki tür pomza oluşmuştur. Bunlar; asidik pomza ve bazik pomzadır. Diğer bir değişle, bazik pomzaya bazaltik pomza veya Scoria da denilmektedir. Bazaltik pomza , koyu renkli, kahverengimsi, siyahımsı olabilmektedir. Özgül ağırlığı 1-2 civarındadır. Yeryüzünde en yaygın olarak bulunan ve kullanılan tür olan asidik pomza, beyaz, kirli görünümünde ve grimsi beyaz renktedir. Her iki tür de, oluşum esnasında ani soğutma ve gazların bünyeyi ani olarak terk etmesi sonucu oldukça gözenekli bir yapı kazanmıştır. Ancak, asidik mağmanın yoğunluğu bazik mağmaya göre daha düşük olup, pomzanın özgül ağırlığı yaklaşık 0,5-1 civarındadır. Asidik ve bazik özellikler taşıyan pomzaların tipik kimyasal bileşimlerine birer örnek aşağıda Tablo 2′ de verilmiştir.

Tablo 2 Asidik ve bazik pomzaların kimyasal bileşimleri
Bileşim14 Asidik pomza Bazik Pomza
SiO2 70 45
Al2O3   21
Fe2O3 2,5 7
CaO 0,9 11
MgO 0,6 7
Na2O+K2O 9 8

Buradan da görüleceği üzere, asidik karakterli pomzalarda silis oranı daha yüksek olup, inşaat sektöründe yaygın kullanım alanı bulabilmektedir. Diğer taraftan, bazik karakterli pomzalarda da alüminyum, demir, kalsiyum ve magnezyum bileşenleri daha yüksek oranlarda bulunması nedeni ile, diğer endüstri alanlarında kullanım alanı bulabilmektedir.

Pomza gözenek hacmi

Pomza yataklarında %5 – %15 arası yabancı madde olabilir. Pomzada gözenek hacimleri %85’e kadar çıkabilir. Bu bir pomza tanesinin %85’nin boşluk, %15’nin katı madde olabilmesi anlamına gelmektedir. Saf özgül ağırlık 2,2 civarındadır. Tane özgül ağırlığı ise tane büyüklüğüne ve yatağa göre değişir. Pomza tanesi büyüdükçe tane özgül ağırlığı azalır. Örneğin, aynı yatakta 0-2 mm’ lik tane büyüklüğünde özgül ağırlık 0,75, 4-8 mm’ lik grupta 0,65 ve 8-16 mm’ lik grupta 0,45’tir. Tane ebatları arttıkça gözenek yüzdesi de artmaktadır. Pomzanın gözenek yüzdesi volkan bacasından uzaklaştıkça artar.

Pomzanın gözenek yüzdesinin yükseldiği ve buna bağlı olarak düşük özgül ağırlığı, izolasyon amaçları için dökme malzemesi olarak kullanılmasını sağlamıştır. Ayrıca aynı özellikleri nedeni ile su hazırlama tesislerinde filtre malzemesi ve hafif duvar harcı için katkı maddesi olarak da kullanılmaktadır. Bu amaçlar için pomza yıkanır, yabancı taşlardan temizlenir, kurutulur ve tane büyüklüklerine göre sınıflandırılır. Yüksek gözeneklilik derecesi nedeni ile, pomza tanelerinin büyük dayanıklılıkları yoktur. Ancak bu dayanıklılık, taşıyıcı duvar yapımında kullanılan taş dayanıklılıklarına uygundur. Pomza çok iyi bir ısı izolatörüdür. Yığın gözenekliliği için betonun oldukça ince harçla yapılarak sadece pomza tanelerinin etrafını ince kaplanması sağlanır.

Pomzanın Kullanım Alanları

Pomza başlıca şu sektörlerde kullanılmaktadır:

  • İnşaat Sektörü
  • Kimya Sektörü
  • Tarım Sektörü
  • Tekstil Sektörü
  • Diğer Endüstriyel ve Teknolojik Alanlar

İnşaat Sektörü

Pomza, inşaat alanında değişik kalemlerde kullanılan bir hammaddedir. Bu sektörde pomza, hafif beton elde edilmesinde agrega olarak kullanılmaktadır. Pomza, normal kumun ve çakılın 1/3 ile 2/3 ’ si kadar ağırlığa eşit olup, aynı durum pomza ile yapılan betonlarda da görülebilmektedir. Pomzadan yapılan betonun normal betondan çok daha hafif olması nedeni ile taşınması, kullanılmasındaki kolaylıklar zaman ve işçilikten tasarruf sağlar. Zemin mekaniği açısından da temele inen yük azalacağından yaklaşık %17 oranında inşaat demirinden tasarruf sağlayabilmektedir. Pomzalı betonun ısı geçirgenlik katsayısı, normal betondan 4-6 kat daha fazla izolasyon sağlamakta olup, bu özelliğinden kaynaklanarak büyük çapta ısı ve enerji tasarrufu sağladığı/sağlayacağı bilinmektedir.

Pomza, her geçen gün yeni bir kullanım alanı bulan bir hammaddedir. Pumisit adı verilen ve bazen de, volkan külü, volkan tozu olarak da anılan ince taneli olanları çimentoda tras malzemesi (puzolan amaçlı) olarak da kullanılmaktadır. Pumis adı verilen iri taneli olanlar ise daha çok briket imalinde kullanılmaktadır.

Pomzanın hem dünyada hem de ülkemizde en çok kullanıldığı alan inşaat sanayiidir. Hafif beton bloklar, briketler ve diğer kullanım şekilleri inşaatta kullanılan harç ve inşaat demirinden tasarruf yapılmasını sağlamaktadır. Bunun yanında pomzanın gözenekli olması, pomzayla yapılan inşaatlardaki ısı ve ses izolasyonunu ideal hale getirebilmektedir. Ayrıca, yangına dayanıklılık açısından da normal betona kıyasla %20’ye varan oranda daha emniyetli olduğu kabul edilmektedir. Bunun yanında hafif briket ve hazır duvarın nakliyesi de daha kolaydır. Pomzalı betonun normal betona kıyasla önemli bir üstünlüğü, daha elastik olması nedeni ile, depreme karşı dayanıklı olmasıdır. Ayrıca, donma olayından da etkilenmemektedir (Güngör ve Tombul, 1997).

Pomza Rezervi ve Üretimi

Maden Tetkik ve Arama (MTA) Genel Müdürlüğü tarafından yapılan araştırma sonuçlarına göre ülkemizde 2,8 milyar ton pomza rezervi bulunmaktadır. Bu toplam rezervin yaklaşık 1,5 milyar tonu Bitlis-Tatvan, yarım milyar tonu ise Nevşehir- Avanos-Ürgüp bölgelerindedir. Türkiye’deki asit karakterli pomzanın hemen bütünü Nevşehir, Kayseri, Ağrı, Van, Kars, Bitlis, Isparta, Burdur ve Muğla illeri sınırları içerisindedir. Bu bölgelerde açık işletme yöntemi ile çıkarılan pomzalar, yurt içi itibari ile, büyük oranda briket yapımında kullanılmaktadır. Ülkemizde en çok talep gören pomza, Nevşehir bölgesinin beyaz renkli pomzasıdır. Ayrıca, pomza özel boyalarda dolgu maddesi olarak kullanılır. Pürüzlü kaplamalarda ses izole edici duvar boyası olarak, motifli boya için astar macununu düzeltme işlerinde kullanılmaktadır. Dünya pomza rezervleri konusunda sağlıklı veriler

bulunmamaktadır. Ama dünyanın en önemli pomza üreticileri (ortalama üretim miktarları) Tablo 3’ de sırası ile verilmiştir.

Tablo 3 Dünya’nın en önemli pomza üretici ülkeleri ve üretim miktarları
Ülkeler Üretim Miktarları (ton/yıl)
ABD 12.250.000
İtalya 4.600.000
Yunanistan 1.600.000
Türkiye 800.000
İspanya 600.000
Almanya 550.000
Guadalup 210.000
İran 150.000
Martinik 130.000


Görüldüğü gibi, Akdeniz Bölgesi dünyanın en önemli pomza üretim bölgesidir. İşletmeler açık ocak türündendir ve malzeme, genellikle kompakt olmadığı için patlatma yapılmaksızın alınabilir. Üretici ülkelerin hemen hepsi, aynı zamanda önemli pomza ihracatçılarıdır. İthalatta ise Hollanda, İngiltere, Japonya, Singapur ve Kanada ilk beş ülkedir. Türkiye’den otuzdan fazla ülkeye pomza ihracatı yapılmaktadır. AB ülkeleri ve A.B.D. en önemli paya sahip alıcılardır.

Hafif Betonların Sınıflandırılması

Kullanılan agregaya bağlı olarak betonun birim hacim ağırlığı ve mekanik özellikleri geniş bir aralıkta yer alır.

Düşük yoğunluklu beton

Yapısal amaçlı kullanılmayan bu hafif betonlar yalıtım amaçlı kullanılır. Hava kurusu birim hacim ağırlıkları 800 kg/m ’ü aşar. Termal iletkenlik katsayıları düşüktür. Basınç dayanımları 0,7-7 MPa arasında değişir.

Orta dayanımlı beton

Bu tür betonların basınç dayanımları yapısal olarak kabul edilebilecek seviyededir. Yalıtım performansı da iyi sayılabilecek düzeyde olan bu tür betonların basınç dayanımları 7-17 MPa arasında değişir.

Yapısal hafif beton

Bu tür betonların üretildiği agregalar genel olarak genleştirilmiş kil, şeyl, cüruf, pomza gibi dayanımları nispeten daha yüksek olan agregalardır. ACI 213R-03, yapısal hafif betonları 28 günlük minumum basınç dayanımı 17 MPa, yoğunluğu 1120-1960 kg/m arasında olan tamamiyle hafif agrega veya hafif agrega normal agrega kombinasyonuyla üretilen betonlar olarak tanımlanmaktadır.

Hafif Betonun Avantajları ve Dezavantajları

Hafif betonun beton teknolojisine sunmuş olduğu bazı avantajlar ve dezavantajlar bulunmaktadır. Bunlardan bahsedecek olursak;

Hafif betonun avantajları

  • Yapı ağırlığının azalmasına bağlı olarak düşey yüklerde azalmalar olur ve yapıya etkiyen atalet kuvvetleri de azalır. Böylece deprem yapıya daha az etkir.
  • Hafif betonla üretilen yapı elamanlarının birim ağırlıklarının düşük olması nedeniyle yapıdaki ölü yükler azalır. Böylece temelleri ve diğer yapı elemanlarını daha küçük boyutlarda tasarlamak ve inşa etmek mümkün olur.
  • Eğilme etkisindeki elemanlarda donatı ekonomisi sağlar.
  • Kalıp payandası gibi geçici taşıyıcılar ile mesnet ve temeller gibi daimi taşıyıcı elemanlarda ekonomi sağlar.
  • Isı iletkenlik katsayılarının daha düşük olması nedeniyle ısı ve ses izolasyonu daha iyidir.
  • Yangına karşı dayanıklıdır.
  • Hafifliği nedeniyle taşınması ve yerleştirilmesi kolaydır.
  • Homojen bir özellik gösterirler.

Hafif betonun dezavantajları

  • Boşluklu olmaları nedeniyle basınç dayanımları düşük aşınmaya karşı dayanıksızdırlar.
  • Elastisite modülünün düşük olmasından dolayı taşıyıcı hafif betonlu kirişlerde, sehimler ve dönmeler daha yüksek olur.
  • Sünme ve rötre değerleri normal betondan daha yüksektir
  • Geleneksek betona kıyasla daha çok çimento dozajı gerektirir. Buda maliyet artışına sebebiyet vermektedir.
  • Normal betona göre daha düşük bir kesme-kayma dayanımına sahiptir.
  • Hafif agrega bulmak zordur bunun için ek masraf gerekir.
  • İmalat ve yerine konması daha nitelikli işçilik gerektirir. Buda daha çok emek ve maliyet demektir.

Hafif Betonun Fiziksel ve Mekanik Özellikleri

İşlenebilirlik

Hafif agregalı betonun reolojik davranışı normal betondan biraz farklıdır. Özellikle aynı çökme değerinde hafif agregalı beton daha iyi işlenebilirlik gösterir. Aynı şekilde, hafif agregalı betonun sıkıştırma faktörü, betonu sıkıştıran yerçekimi kuvveti yoğunluk düştükçe azaldığından, işlenebilirliği olduğundan daha düşük değer alır.

Yüksek çökme ve aşırı vibrasyon segregasyona neden olabilir. Hafif iri agrega taneleri yüzeye doğru çıkar. Hafif agregalı betonda aşırı vibrasyon normal agregalı betona kıyasla daha fazla segregasyona sebep olabilir. ACI 213R-03 iyi bir yüzey elde etmek için çökme değerini 125 mm ile sınırlandırmıştır. Daha düşük çökme değeri yeterli işlenebilirlik ve koheziflik sağlayarak segregasyonu önler. Ayrıca, 125 mm’nin üzerinde çökme değerleri yüzeysel aşınmanın yanı sıra, perdahlama işleminin gereksiz yere gecikmesine neden olabilir ( ACI 213R-03).

Su Emmesi

Betonun gözeneklerini işgal eden su, betonun mekanik ve termik özeliklerini olumsuz yönde etkilediğinden betonların az su emmesi istenir. Betonun su emmesi, hafif beton üretiminde kullanılan hafif agregaların su emme kapasitesine ve agrega/çimento oranına bağlı olarak değişmektedir. Hafif agregalı betonların üretimlerinde kullanılan agregaların gözenekli yapılarından dolayı hafif betonların da su emmeleri oldukça yüksektir. Agregaların gözenek yapısı da hafif betonun su emme oranı üzerinde büyük rol oynamaktadır. Aynı agrega oranında fakat farklı agregalarla üretilen betonların su emme oranları da agregaların gözenek yapılarından dolayı farklı olmaktadır. Örneğin diyatomit gibi çok yüksek gözenek oranına sahip agregayla üretilen betonların su emmeleri, pomza gibi yarı açık gözenekleri bulunan agregalarla üretilen hafif betonlarınkinden fazladır.

Hafif ve normal betonlarda dayanıklılık açısından kılcal su emme oranı da oldukça önemlidir. Yüksek kılcal su emme miktarı direkt olarak harç, agrega- çimento ara yüzeyindeki veya agregadaki kılcal boşluklar tarafından emilen su olup genel olarak betonun porozitesinden bağımsızdır. Direkt olarak kılcal boşluklarla ilgilidir. Tablo 4’ de bazı hafif agregaların su emme oranları ve fırın kurusu durumunda gevşek birim hacim ağırlıkları verilmiştir.

Tablo 4 Bazı hafif agregaların özellikleri (Chandra ve Berntsson, 2002)
Tip Ağırlıkça Su Emme, % Fırın kurusu Gevşek BHA, (kg/m3)
Genleştirilmiş Kil 12-14 350-500
Genlestirilmiş Arduvaz 10-15 560-720
Genlestirilmiş Şist 12-14 500-800
Pomza 30-40 500-880
Genlestirilmiş Y F.C. 3-5 850-950

Birim Hacim Ağırlık

Hafif agregalı betonların yoğunluğu, betonların üretiminde kullanılan bileşenlere, özellikle de agreganın yoğunluğuna bağlıdır. Aynı malzemeden üretilmiş olsalar bile, değişik üretim teknikleri kullanılarak betonların dayanım ve yoğunlukları değiştirilebilir. Hafif betonun yoğunluğu, çimentonun dozajına, agregaların tane dağılımına, agragaların nem içeriğine, karışım oranına, su-bağlayıcı oranına, kimyasal ve mineral katkı maddelerine bağlıdır. Bunun dışında betonun yerleştirme ve sıkıştırma yöntemine ve kür koşullarına da bağlıdır.

TS EN 206-1 ’e göre hafif betonların yoğunluğu D 1,0 ile D 2,0 arasında sınıflandırılmaktadır. Yoğunluk sınıfına bağlı olarak yoğunluk aralığıda 800 kg/m3’ten az ve 2000 kg/m3’ten fazla olmaması gerekmektedir. Tablo 5’ de TS EN 206-1 ’e göre hafif betonun yoğunluğa göre sınıflandırılması verilmiştir.

Tablo 5 Hafif betonun BHA sınıflandırılması
Yoğunluk

sınıfı

D 1,0 D 1,2 D 1,4 D 1,6 D 1,8 D 2,0
  > 800 > 1000 > 1200 > 1400 >1600 > 1800
Yoğunluk ve ve ve ve ve ve
aralığı

(kg/m3)

> 1000 > 1200 > 1400 > 1600 > 1800 > 2000

 

Dayanım

Aynı beton dayanımı için hafif agregalı karışımda çimento dozajı normal betona göre daha yüksektir. Yüksek dayanım seviyelerinde ilave çimento dozajı % 50 yi aşabilir. Daha yüksek çimento içeriği, daha düşük su/çimento oranı anlamına gelmektedir. Dolayısıyla matrisin dayanımı daha yüksektir. Bununla birlikte, agrega dayanımı ile bu agregadan yapılmış betonun dayanımı arasında genel bir ilişki bulunmamaktadır.

Genel olarak hafif agregalı betonlardaki dayanım artışı, betonda kullanılan agreganın birim hacim ağırlığıyla ilişkilidir. Diğer bir ifadeyle, agreganın yoğunluğu arttıkça hafif betonun dayanımı da arttırılabilir.

Tablo 2.6’da ACI 213R-87’ e göre hafif agregalı betonun basınç dayanımı ve çimento içeriği arasındaki yaklaşık ilişki verilmiştir. Daha yüksek basınç dayanımları için çok daha yüksek çimento dozajları gerekir. Örneğin 70 MPa dayanım için 630 kg/m bağlayıcı gerekir. Normal ağırlıklı betonda olduğu gibi silika dumanı hafif agregalı betonun dayanımını geliştirir. Diğer bağlayıcı malzemeler de hafif agregalı betonda kullanılabilir.

Tablo 2.6 Hafif agregalı betonun basınç dayanımı ve çimento içeriği arasındaki yaklaşık ilişki
Standart silindir basınç dayanımı (MPa) Hafif ince agregalı Normal ince agregalı
17 240-300 240-300
21 260-330 250-330
28 310-390 290-390
34 370-450 360-450
41 440-500 420-500

Hafif agregaların dayanımları harç dayanımından daha düşük olduğundan, gelen yük çimento harcı tarafından taşınıp, hafif agregalar tarafından aktarılmaktadır (Hüsem, 2003). Dolayısıyla kırılma, betona uygulanan yüke paralel olarak düz çizgiler halinde oluşmaktadır.

Hafif ve normal betonda gerilme dağılımlarının gösterimi
Hafif ve normal betonda gerilme dağılımlarının gösterimi

Normal agregalı betonlarda ise durum farklıdır. Normal agregaların dayanımı harç dayanımından çok daha yüsektir. Dolayısıyla beton üzerine gelen yük çimento harcı tarafından aktarılmakta ve yük agregalar tarafından taşınmaktadır. Dolayısıyla normal agregalı betonlarda basınç yükü altındaki bir beton numunede oluşan gerilmeler, köşelerden numunenin orta kısmına doğru olmaktadır.

Diğer yandan yarmada çekme dayanımında yapılan deneylerde kırılmanın iri agrega taneleri boyunca gerçekleştiği gözlemlenmiştir. Bu durumda hafif betonda agrega-matris aderansının iyi olduğunu gösterir (Neville, 1995).

TS EN 206-1’e göre sınıflandırmada, çapı 150 mm ve yüksekliği 300 mm olan silindir şekilli numunenin 28 günlük karakteristik basınç dayanımı (fck, sil) veya kenar uzunluğu 150 mm olan küp şekilli numunenin 28 günlük karakteristik basınç dayanmı (fck, küp) kullanılabilir. TS EN 206-1’e göre hafif betonlar basınç dayanımlarına göre Tablo 7’ de sınıflandırılmıştır.

Tablo 7 Hafif betonun basınç dayanım sınıfları
Basınç

Dayanım sınıfı

En düşük karakteristik silindir dayanımı MPa Endüşük karakteristik küp dayanımı MPa
LC 8/9 8 9
LC 12/13 12 13
LC 16/18 16 18
LC 20/22 20 22
LC 25/28 25 28
LC 30/33 30 33
LC 35/38 35 38
LC 40/44 40 44
LC 45/50 45 50
LC 50/55 50 55
LC 55/60 55 60
LC 60/66 60 66
LC 70/77 70 77
LC 80/88 80 88

 

Kaynak

Türker DİKİCİ

TAŞIYICI HAFİF BETONUN MEKANİK ÖZELLİKLERİNİN İNCELENMESİ

Paylaşmak Güzeldir

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir