Tac mahal mermer kullanımı
Malzeme

Mermer Taşı Nedir? Özellikleri, Üretim Yeri, Kullanım Alanları

Jeolojik tanımıyla “Mermer” kireçtaşı ve dolomit gibi kayaçların belirli sıcaklık ve basınç etkisi altında başkalaşıma uğrayarak, tekrar kristalleşip, yeni bir yapı kazanmaları sonucu oluşurlar. Bunlar “Gerçek Mermer” olarak isimlendirilirler. 3213 sayılı Maden Kanunu’na göre ticari standartlara uygun boyutlarda blok verebilen, kesilip parlatılan veya yüzeyi işlenebilen ve taş özellikleri kaplama taşı normlarına uygun olan her türden taş (tortul, magmatik ve metaformik) ticari dilde mermer olarak tanılanmaktadır. Bu tanımlamanın içindeki hakiki mermerin yanında iyi parlatılabilen kalker, traverten, kumtaşı gibi tortul; gnays, kuvarsit gibi metamorfik; granit, siyenit, serpartin, andezit, bazalt gibi magmatik taşlar da mermer olarak isimlendirilmektedir. Bu sınıfa giren kayaçlara örnek olarak granit, siyenit, diyabaz, traverten ve oniks verilebilir, bunlar ticari mermerler olarak da bilinirler. Sert hava koşullarına dayanıklı, taşıyıcı gücü fazla ve doğada bol miktarda bulunan mermer yüzyıllar boyunca mimarinin en soylu yapı malzemesi olmuştur.

Geçmişten Bugüne Mermer Tarihi

Milattan önce büyük ebatlı mermerlerin tapınaklarda, heykellerde, saraylarda, Mısır firavun mezarlarında, piramitlerde, surlarda, kalelerde, stadyum ve açık hava tiyatro gibi birçok eserde kullanıldığı görülmektedir.

Ülkemizdeki mermer yatakları ve ocaklarının pek çoğu milattan önce yaşamış olan Romalılar, Bizanslılar ve Yunanlılar tarafından işletilmiştir.

Türkiye’deki mermer yataklarının büyük bir kısmı özellikle tarihi şöhreti olan Afyon-İsçehisar – Bacakale, Denizli – Honaz, Çal, Kaklık, Kocabaş, Gürlek, Sarayköy, İzmir- Efes, Kütahya – Altuntaş – Çalça, Bileceik – Gülümbe – Lümbe, Bursa – İznik, İzmit – Gebze, Ankara – Koçhisar, Yozgat – Akdağı, Niğde – Gümüşler başta olmak üzere tüm bölgelere yayılmış durumdadır.

Anadolu’da hakimiyet sürmüş medeniyetler bu mermerin bir kısmını memleket dahilinde yapı ve eserlerde kullanmışken büyük bir kısmını da Avrupa’ya göndermişlerdir.

Mermer Taşının Kimyasal ve Fiziksel Özellikleri 

  • Homojen yapılı, bir kalker çeşidi olan mermerler, orta sertlikte olup işlenmeleri kolay bir taştır.
  • Dona ve dış etkilere dayanıklıdır.
  • Mermer taşı değişik renk (beyaz, siyah, sarı, pembe, gri, bej vb. gibi) ve desenlerde olabilmektedir.
  • Genellikle açık renkli olan mermerlerde, demir oksit ve karbonatlarının bulunması halinde ( markazit, magnetit, pirit v.b ) oluşan kimyasal reaksiyon sonucu paslanmalar görülebilir.
  • Mermerler de bir veya birkaç mineralden oluşurlar.
  • Minerallerin oranı ve sertliği, kayacın sertliğini belirler.
  • Mermerler içinde kayacın ilksel bileşimine bağlı olarak, kalsit ve dolomitin yanı sıra kuvars-epidot-tremolit aktinolitfeldispat gibi mineraller bulunabilir.
  • Sadece kalsittten oluşan bir mermerde sertlik 3-3.5 civarında iken, dolomit oranına bağlı olarak sertlik artabilir.
  • Ayrıca Ege Bordo mermerlerinde olduğu gibi silikat minerallerinin de görülmesi sertliği 4’ün üzerine çıkabilir.
  • Sertlik, mermerin dış mekanlarda kullanım yerinin belirlenmesinde önemli bir özelliktir.

Mermer Taşının Ülkemizdeki üretim yerleri

Dünyada mermer üretim miktarları
Sıra Ülke Üretim Miktarları (Ton)
1 Çin 11.000.000
2 İtalya 8.700.000
3 İspanya 4.500.000
4 Hindistan 4.500.000
5 Brezilya 2.000.000
6 Kore 2.000.000
7 Türkiye 2.000.000

Dünyanın en zengin mermer taşı yataklarının bulunduğu Alp kuşağında yer alan Türkiye, 5.1 milyar m3 – 13.9 milyar ton muhtemel mermer rezervine sahiptir. Anadolu ve Trakya boyunca geniş bir bölgeye yayılmıştır. Afyon, Balıkesir, Denizli, Tokat, Muğla ve Çanakkale rezervlerin yoğunlaştığı illerdir. Ülkemizde 80’nin üzerinde değişik yapıda, 120’nin üzerinde değişik renk ve desende mermer rezervi belirlenmiştir. Uluslararası piyasada en tanınmış mermer çeşitleri Süpren, Elazığ Vişne, Akşehir Siyah, Manyas Beyaz, Bilecik Bej, Kaplan Postu, Denizli Traverten, Ege Bordo, Milas Leylak, Gemlik Diyabaz ve Afyon Şeker’dir.

Peyzaj Uygulamalarında Mermer Taşı

Mermerlerin dış mekanlarda kullanımlarını sınırlayan en önemli parametreler, kristal boyutları ile kimyasal bileşimleridir. Kristal boyutlarının artması ile porozite ve su emme değerleri artarken, asite karşı duyarlılık ve don sonrası dayanım azalmaktadır. Bu nedenle orta ve iri kristalli mermerlerin dış mekanlarda kullanılması önerilmez. Sıfır ve ince kristalli mermerlerde ise renk ve kimyasal bileşim, kullanımı kısıtlayan en önemli etkenlerdir. Kristal boyutu ne olursa olsun renkli mermerler (Belevi Siyah, Afyon Kaplanpostu v.b ), zaman içinde parlaklığını kaybederek doğadaki rengine döneceğinden dış mekanlarda kullanılmamalıdır. Binlerce yıldır ayakta duran antik kentlerdeki mermerlerin renginin beyaz ya da açık renk olması tesadüf değildir. Mermer hem yapı malzemesi, hem de süsleme ve dekorasyon amacıyla çok sıklıkla kullanılan taşlardan biridir. Kaplama (duvar, döşeme, merdiven, teras vb.) malzemeleri olarak kullanılan mermerlerden ayrıca mozaik döşeme yapımında da yararlanılmaktadır. Dış mekân uygulamalarında çoğunlukla 2,5 – 3 cm kalınlığında 30 cm’den 90 cm ye kadar uzunluktaki ve genişlikteki mermer plakalar kullanılır. Mermerler sürekli araç trafiğine açık kaplamalar için kullanışlı değildir.

Mermer, heykelcilikte ve özel nitelikli kent mobilyası imalatında da önemli bir materyal olarak kullanılmaktadır. Blok taş üretiminden arta kalan mermer taşı parçalarından ise tamburlanarak serbest çakıl üretimi yapılmakta ve peyzaj uygulamalarında kullanılmaktadır.

"<yoastmark

Mermer Taşı Yüzey Şekillendirme Teknikleri

Yüzlerce çeşit ve renk seçeneğine sahip olan mermer sektöründe antik çağlardan beri belirli ebatlarda kesilmiş ve parlatılmış taşlar kullanılmaktadır. Modern mimari uygulamalarında tüm doğal taş çeşitleri ile mermerlerin doğal ve doğala yakın görünümlü ve cilasız olarak kullanılması gittikçe yaygınlaşmaktadır. Bu da klasik parlatma yöntemi dışında taşlarda değişik yüzey işleme tekniklerinin geliştirilmesini zorunlu hale getirmiştir. Bu amaçla çeşitli teknolojiler kullanmak suretiyle mermer yüzeylerinde şekillendirme amacıyla değişik yöntemler uygulanmaktadır. Bunların bir kısmı doldurma işlemi gibi taşın doğası gereği yapılması zorunlu olan işlemlerdir. Büyük bir çoğunluğu ise özel istek ve doğal bir görünüm istenmesi sonucunda ortaya çıkmıştır. Mermerlerde ve doğal taşlarda uygulanan yüzey işleme teknikleri şu şekilde sıralanabilir:

Honlama

Honlama işlemi sonucunda düz, pürüzsüz nispeten parlak bir yüzey elde edilir. Ancak elde edilen parlaklık mermer yüzeyi gibi ışığı yansıtmaz.

Cilalama

Parlatılmış yüzeylerden ışığın yansıması yüzeydeki herhangi bir maddeden kaynaklanmaz. Parlaklık ve ışığın yansıması direkt olarak mermerlerin doğal kristal yapısından kaynaklanır. Çünkü mermerleri oluşturan kristal tanelerinin her birisi bir elmasın yüzeyinin kesilerek parlatılması gibi tamamen aşındırılıp düzgün bir yüzey elde edilinceye kadar kesilir. Böylelikle yüzeydeki pürüzlülük ya tamamen giderilir veya en asgariye indirilir. Böylece parlatılmış bir yüzey, mermerin rengini ve renk derinliğini daha iyi görülebilir bir hale getirir.

Alevle yakma

Bu yüzey şekillendirme işlemi genelde mağmatik kökenli sert kayaçlarda kullanılır (Bunlar granit, bazalt, serpantin, labrador, diyorit, gabro vb. kayaçlardır). Alevle yakma; mamulün işlenen yüzeyini atmosfer etkilerine daha dayanıklı hale getirerek sağladığı avantajlara ek olarak, iyi parlatılamamış karoların veya hataları nedeniyle parlatılmaya uygun olmayan materyalin tekrar kullanımını sağlar.

Eskitme

Mermer yüzeylerinin eskitilmesi işlemi ya tamburlar aracılığıyla ya da titreşimli (sallantılı) makinelerle yapılmaktadır.

Kumlama

Mermer yüzeyine kum tanelerinin veya kumlama uçlarının çarpması ile küçük noktalar halinde çok küçük çukur ve tümsekler oluşturur. Böylelikle mermer yüzeyleri pürüzlü ve antik bir görüntü kazanır.

Çekiçleme

Taşın yüzeyine alışılmış yüzeylerin dışında kabartılmış bir özellik vermek amacıyla yapılır. Genellikle tarihi binaların yapı tarzı olması nedeniyle bu tıp binaların dış cephe kaplaması olarak tercih edilir.’ Çekiçleme işlemi el ile veya otomatik makinalar yardımıyla yapılabilir. Bu tıp yüzey oluşturulan mermerler ıslakta bile kayma özelliği göstermez.

Doldurma

Doğal taşların bir kısmında oluşumundan kaynaklanan çeşitli boyutlarda gözenekler vardır. Kesme ve cilalama işlemleri sonucunda bu gözenekler daha da belirgin hale gelir ve taşın görünüşünü bozarlar. Bu gibi taşlara suni yollarla dolgu yapılır ve gözenekler kapatılır. Gözenekleri doldurmak amacıyla genel olarak polyester esaslı ve çimento bileşimli dolgu maddeleri kullanılır.

Doğal boyutlandırma

Arduvazlar metamorfizma sırasında kazanılan klivaj (Deformasyon geçirmiş tortul veya metamorfik kayaçlardaki mineral veya tanelerin belirli yönlerde sıralanması ile oluşturduğu düzlemsel yapılara klivaj / dilinim denir. Bir kayacı beli yönlerde kolayca ince plaka veya dilimlere kırılmaya, ayrılmaya veya yarılmaya meyilli olması) yapıları boyunca düzgün yüzeyler halinde ayrılırlar. Doğal olarak ayrılan tabaka yüzeyleri pürüzlü bir yapıdadır.

Asitle yıkama

Pürüzlü mermer yüzeylerinin antik bir görüntü alması için yapılır. Kalsiyum karbonat bileşimli mermerler asitlere karşı çok duyarlıdır. Bu özellikten faydalanarak mermer yüzeylerine uygulanan asitli bileşikler yüzeydeki pürüzlülüğün bir kısmını yok ederek düzgün ve parlak fakat dalgalı bir yüzey ortaya çıkarırlar. Bu da mermerlerin, yürüme esnasında kaymasını önleyici bir yapıdır.

Paylaşmak Güzeldir

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir