Temel nedir? Temel Çeşitleri Nelerdir?

Paylaşmak Güzeldir:


Temel ve Temellerin Sınıflandırılması

Bir yapının çeşitli bölümlerine etkiyen yükleri zemine aktaran yapı elemanlarına temel adı verilir. Betonarme yapılar betonarme temellere oturtuldukları gibi ahşap ve çelik yapıların temelleri de betonarme olarak yapılır.

Temeller taşıdıkları yükün büyüklüğüne, yükün duvar ya da kolonlar aracılığıyla gelmesine ve zeminin türü ile taşıma gücüne göre çeşitli şekillerde yapılabilirler. Burada sayılan etkenlerden en önemlisi zemin olup, temel adı verilen yapı elemanlarının varlığının nedeni zeminin taşıma gücüdür.

Zemin olağan durumlarda kolon ve duvarın yapı malzemesine oranla daha düşük dayanım gösterir bu nedenle duvar veya kolonlar yüklerini zemine doğrudan doğruya değil, onları daha geniş bir alana yayan temeller aracılığıyla aktarırlar. Bundan dolayı bir temel projesi yapılmadan önce temelin oturacağı zeminin iyice tanınması ve bu zemine güvenle yüklenebilecek yük değerinin belli olması gerekir ( Aka ve diğ, 2001).

Temeller çok farklı geometrik biçimlere yapısal davranışa sahip olmalarına rağmen, genellikle yükü yüzeye yakın yerlerde zemine aktaran yüzeysel temeller veya daha derinde bulunan sağlam zemine aktaran derin temeller olarak ikiye ayrılırlar. Temeller, Şekil 6.63’te verildiği gibi sınıflandırılabilirler (Doğangün, 2002).

Temel temellerin sınıflandırılması

Şekil 6.63 Temellerin Sınıflandırılması

TS 500 (2000)’de temel ile ilgili bilgiler 

  1. Temel kotu ve  tipi genel olarak yerel koşulların değerlendirilmesinden sonra zemin mekaniği ilkelerine göre seçilmesi gerekir.
  2. Elemanlarının kesit boyutlarının kontrolünde ve gerekli donatının belirlenmesinde yük katsayıları ile bulunan tasarım yükleri ve bu yükler etkisiyle temel altında oluşacak taban basınçları esas alınacaktır.
  3. Temeller için tem. donatısının zemin ve yer altı suyundan etkilenmemesi düşüncesiyle daha evvel belirtildiği gibi beton örtüsü 50 mm’den daha az olamaz.

TEMEL ÇEŞİTLERİ

Duvar Altı Temeller

Taşıyıcı duvar yükünü zemine güvenli biçimde aktarmak üzere oluşturulan betonarme elemanlar duvar altı temel olarak adlandırılmaktadır. Yığma kargir yapıların temellerinde ve taşıyıcı duvarların altında betonarme sürekli tem.yapımı deprem yönetmeliği gereği zorunludur.

Duvar altı temellerinin düşey kesiti Şekil 6.64’te gösterildiği gibi dikdörtgen, yamuk veya arazinin eğimli olduğu yerlerde basamaklı olabilir.Yapım kolaylığı açısından dikdörtgen kesitli olanlar önerilmektedir.

Duvar altı temel düşey kesitleri

Şekil 6.64 Duvar Altı Temellerin Düşey Kesitleri

Bu temeller taşıyıcı duvar uzunluğunca devam etiğinden ve uygulanan yük genellikle uzunluk boyunca sabit olduğundan hesap ve tasarımda lm’lik duvar kısmı dikkate alınmaktadır. Dikkate alınan bu kısımda zeminde meydana gelen gerilmenin düzgün yayılı olduğu kabul edilmektedir.

Kesit ve donatı hesabında kesme kuvveti için duvar yüzündeki kesme kuvveti, eğilme momenti için duvar yüzünden duvar kalınlığının ‘A’ü kadar içerideki eğilme momenti dikkate alınmaktadır. Hesaplanan kesme kuvvetine göre tem. yüksekliğinin kesme donatısı gerektirmeyecek şekilde belirlenmesi gerekir (Doğangün, 2002).

Tem. kalınlığı seçerken, tasarım momentinin homojen çatlamamış kesit varsayımı ile hesaplanan çatlama momentinden, tasanm kesme kuvvetinin de kesmede çatlama dayanımdan küçük olması sağlanmalıdır.

Duvar altı temeli her bir yanda üzerindeki duvardan en az 100 mm dışarı taşmalıdır. Duvar altı temeli kalınlığı da duvar dışına taşan kolon açıklığının yarısından ve 200 mm’den az olmamalıdır. Duvar altı temelleri genelde donatı gerektirmeyecek şekilde boyutlandırılmalarına rağmen zeminde oluşabilecek farklı çökme ve oturmalar dikkate alınarak, Şekil 6.65’te gösterildiği gibi duvar boyunca her köşede bir tane olmak üzere en az 4^10 boyuna donatı bulundurulmalı ve aralığı 300 mm’yi geçmeyen en az 8 mm çapındaki etriyelerle sarılmalıdır (TS 500, 2000).

Şekil 6.65 Duvar Altı Temellerde Boyut ve Donatı Düzeni

Eğimli arazide basamaklı olarak teşkil edilen duvar altı temeller ve zemin gruplarına göre duvar altı temellerinin boyutlarına ve donatılarına ilişkin sağlanması gereken koşullar Tablo 6.1’de verilmiştir (A.B.Y.Y.H.Y., 1998).

Tekil Temel

Her bir kolon yükünü zeminde daha geniş bir alana yaymak düşüncesiyle tasarlanan betonarme elemanlar tekil temeller olarak adlandırılmaktadırlar. Tekil temel tanımı yerine, literatürde ayrık , tekli , münferit temel ve münferit sömel gibi tanımlar da kullanılmaktadır.

Temel sistemleri içinde uygulanması en kolay olanın tekil tem. olduğu söylenebilir. Yapım kolaylığının olması ve genellikle daha az malzeme kullanılması, bu temelleri diğerlerine göre üstün kılan özelliklerdendir. Ancak bu temeller her yapı için uygun olmamaktadır. Çünkü zeminin zayıf olduğu, zeminin sağlam ancak yapı tabanında değişken özelliklere sahip olduğu ve kolonların birbirine yakın olduğu durumlarda bu temeller uygun olmaz.

Tekil temeller planda kare, dikdörtgen ya da dairesel kesitli olabilmektedir. Düşey kesitleri trapez de olabilir. Yapım kolaylığı için daha önceden beri yaygın olarak kullanılan trapez kesitler yerine dikdörtgen kesitler tercih edilmektedir. Trapez kesitlilerin dikdörtgen kesitli olanlara göre üstün tarafı malzemeden tasarruf sağlamasıdır. Bu üstünlüğünden dolayı kesit boyutları büyük olan temellerde malzemeden sağlanan tasarruf nedeniyle trapez kesitli olanlar daha ekonomik olabilir.

Tekil temeller geometrisine bağlı olarak da simetrik ve asimetrik olarak iki sınıfa ayrılmaktadır. Simetrik temellerde kolon alanı ile tem. taban alanı merkezleri düşey eksen üstüne düşmektedir. Asimetrik tekil temellerde ise kolon alanı ile tem.taban alanı merkezleri düşeyde çakışmaz bu nedenle de bir ya da iki doğrultuda dışmerkezlik oluşur (Doğangün, 2002).

Tekil temellerde hesap duvar altı temellerindeki gibi birim boyda değil, her iki doğrultu için de yapılır. Hesapla bulunan boyuna ve enine doğrultulardaki donatılar tem. tabanında bir ızgara oluşturacak şekilde yerleştirilirler. Genelde bu tip temellerde bu donatı ızgarasının momentin taban ortasında toplanması gözönüne alınarak orta bölgede sıklaştırılması şart koşulmaktadır.

Günümüzde taşıma gücü yönünden temelin kırılmaya yakın çalışma durumunda, dağılımın ne şekilde olursa olsun donatının eşite yakın yüklendiği bilinmektedir. Bu bakımdan uygulamada büyük kolaylık sağlayan ve öteden beri yapılagelen eşit aralıklı donatı dağılımının büyük sakıncası olmadığı söylenebilir. Tekil temellerde donatı ızgarasının taban ortasında kabaca sıklaştırılması yeterlidir.

Temelin kırılmaya yakın çalışma durumunun her iki doğrultuda gergili kemer şeklinde olduğunu söylenebilir. Bu nedenle tabandaki boyuna ve enine donatıların temelin bir ucundan diğerine kesilmeden ve azaltılmadan uzatılması ve beton basınç bölgesine kenetlenmesinin sağlanması bakımından uçlarının yukarıya kıvrılması gerekir. Ayrıca tüm tem. tabanının çevresine kubbelenmeden doğan çekme kuvvetini karşılamak amacıyla boyuna ve enine donatıdan daha büyük çapta yapımsal bir çember donatı konulması çok yararlıdır.

Şekil 6.66’da tekil temelde tavsiye edilen genel donatı yerleşimi gösterilmiştir ( Aka ve diğ, 2001).

tekil temel donatı yerleşimi

Şekil 6.66 Tekil Temelde Donatı Yerleşimi

Tekil temelin planda en büyük boyutu 0,7 m’den, alanı 1 m ’den, kalınlığı ise 250 mm’den, konsol açıklığının ‘A’ünden az olamaz.

Temeldeki çekme donatısı oranı, her bir doğrultuda, hesapta göz önüne alınan kesite göre 0,002’den az ve donatı aralığı 250 mm’den fazla olmamalıdır. Tekil temeller her iki yönde bağ kirişleriyle veya plaklar ile birbirine bağlanmalıdır. Yapılacak bu bağ A.B.Y.Y.H.Y kurallarına uygun olmalıdır (TS 500, 2000).

Bağ kirişleri betonarme binalarda tekil temelleri her iki doğrultuda, sürekli temelleri ise kolon veya perde hizasında birbirlerine bağlamaktadır. Tem. zemini A grubuna giren zeminlerde bağ kirişleri yapılmayabilir.

Bağ kirişleri, tem. kazısına uygun olarak, tem. altından kolon tabanına kadar olan yükseklikteki herhangi bir seviyede yapılabilmektedir. Binanın bulunduğu deprem bölgesine ve zemin gruplarına bağlı olarak, bağ kirişlerinin sağlaması gereken minimum koşullar Tablo 6.2’de belirtilmektedir.

Kesit hesabında bağ kirişlerinin hem basınç hem de çekme kuvvetlerine çalışacağı göz önünde tutulması gerekmektedir. Zemin ya da taban betonu tarafından sarılan bağ kirişlerinin basınca çalışması durumunda burkulma etkisi göz önüne alınmayabilir. Çekme durumunda ise çekme kuvvetinin sadece donatı tarafından taşındığı varsayılacaktır. Bağ kirişlerinin etriye çapı 8 mm’den az ve etriye aralığı 200 mm’den fazla olamaz.

Bağ kiriş yerine betonarme döşemeler kullanılırsa kalınlığı 150 mm’den az olamaz. Döşemenin ve içine konulan donatıların Tablo 6.2’de bağ kirişleri için verilen yatay yüklere eşit yükleri güvenli biçimde aktarabildiği hesapla gösterilmelidir (A.B.Y.Y.H.Y, 1998). Tekil temellerde donatı şekillerine örnekler EK E’de verilmiştir. [1]

Birleşik Temel

Bazı durumlarda dış kolon arsa sınırına çok yakın olduğunda temeli o yönde çok kısa yapmak dolayısıyla kolona göre simetrik olmayan bir temel oluşturmak gerekebilir. İki kolon birbirine yakın ve yüklerinin büyük olduğu durumlarda bu iki kolonun temelleri de çakışabilir. Bu gibi durumlarda sürekli tem. yapılmıyorsa bunun yerine iki kolonu birleştirerek birleşik temel yapılması daha sağlıklı bir çözüm olacaktır.

Bu temeller genellikle dikdörtgen veya yamuk ortak tabanlı birleşik tem.olarak ikiye ayrılır. Temeli konum alanı için bir sınırlama yoksa dikdörtgen yapılması tercih edilebilir. Birleşik tem. tasarımında boyutlar seçilirken, kolonlardan gelen zorlamaların bileşkesi ile temelin geometrik merkezi çakıştırılmaya çalıştırılırsa düzgün yayılı zemin gerilmesi oluşturulabilir.

Birleşik temellerin yapının güvenliği için yapılması gereken denetimleri tekil temellerdekinin aynı olup, sadece donatının belirlenmesi farklıdır. Tekil temellerde donatının belirlenmesinde konsol kiriş dikkate alınırken, birleşik temellerde boyuna doğrultudaki davranış çıkmalı kirişlerin davranışına benzemektedir.

Enine doğrultuda kolonların altında birer kiriş varmış gibi hesap yapılarak donatı bulunur. Gizli kirişin genişliği kolonun o yönündeki boyutuna her bir yönde temel kalınlığı eklenerek bulunur. Birleşik temeller bağ kirişleri ile de oluşturulabilirler. Temeller genelde geniş olduğundan çok kollu etriye tercih edilmelidir (Doğangün, 2002). Yamuk tabanlı birleşik temelde donatı detayına örnek EK E’de gösterilmektedir.

Sürekli Temeller

Kolon yüklerinin fazla zeminin taşıma gücünün düşük olduğu durumlarda tekil temellerin birbirine birleştirilmesi ile sürekli temeller teşkil edilirler. Bunun yanında zeminin homojen olmadığı durumda tekil temellerin farklı oturmalar yaparak, üst yapıda hasara sebep olması sürekli tem. teşkili ile önlenmiş olur. Sürekli temellerde zemin gerilmelerinin taban boyunca yayılışını belirlemek oldukça karışık olup, temelin rijitliği kolonlar arası uzaklıklar ve zemin cinsine bağlı olarak değişmektedir (Mertol, 1984).

TS 500 (2000)’ de sürekli temellerde zemine ilişkin verilen genel koşullar, aşağıda belirtilmektedir.

Tasarım yükleri etkisiyle tem. altında oluşacak zemin basınçlarının belirlenmesinde üst yapının temelin ve yarı elastik (veya elastik olmayan) ortam durumundaki zeminin karşılıklı etkileşim ilişkileri temel alınmalıdır.

Üst yapıdaki özel rijitlik dağılımları bir yana bırakılarak tem. tabanındaki ve zemin yüzündeki yer değiştirmelerin eşitliğinin sağlanması genellikle yeterlidir. Bu amaçla zemin yarı elastik ortam veya daha basit olarak yeterli rijitlikte ve yeterli sayıda birbirinden bağımsız yay gibi düşünülebilir. Temel ve zemin rijitlikleri arasındaki oranın belli sınır değerlerin üzerinde olması durumunda tekil temellerde olduğu gibi zemin basıncı için doğrusal dağılım kabul edilebilir.

Celep ve Kumbasar (2001),’e göre bileşke momentin sıfır olduğu yer bulunup, rijit temel kirişi de bu noktaya göre simetrik düzenlenirse, zemin gerilmelerinin düzgün yayılı ortaya çıkacağı kabul edilebilir ve temel kirişinin kesme kuvveti ve moment diyagramı çizilerek sürekli kirişlerdeki gibi donatı hesabı yapılabilir.

Kesme kuvvetinin karşılanmasında sürekli kirişlerde olduğu gibi etriye yanında pilyenin katkısından da faydalanılabilir. Ancak tem. kirişlerinin yükseklikleri nedeniyle 450 eğimle pilye kıvrılması durumunda donatı kolona yakın veya açıklık ortasına yakın kıvrılacağı için bu donatının hem kayma hem de eğilme donatısı olarak kullanılması zordur.

Temel kirişinin boyuna doğrultuda hesabı yanında enine iki tarafa çıkan konsolların da eğilmeye karşı donatılanmaları gerekir. Genişliği 0,4 m’den büyük olan sürekli temel kirişlerinde dört kollu etriyenin Şekil 6.67’de gösterildiği gibi kullanılması tavsiye edilir.

 

Bir doğrultuda sıralanmış düşey taşıyıcı elemanlar altında düzenlenen sürekli temeller şerit temel, birden fazla doğrultuda yerleştirilmiş düşey taşıyıcı elemanların bulunduğu düzene sahip sürekli temeller ise alan temel olarak TS 500 (2000)’de sınıflandırılmış ve bu sürekli temellerin kirişli veya kirişsiz plaklar biçiminde düzenlenmelerinde aşağıda belirtilenlerin koşullara uyulması istenmiştir.

Kirişli olan sürekli temellerde kiriş yüksekliği plak da içinde olmak üzere, serbest açıklığın 1/10’undan plak kalınlığı da 200 mm’den daha az olamaz. Bu tür temellerde kiriş kesitinin kesmede çatlama dayanımının kolon yüzünde hesaplanan tasarım kesme kuvvetinden büyük olması olabildiğince sağlanmalıdır. Bu sağlanamıyorsa aradaki fark olabildiğince küçük tutulmalıdır. Kirişli plak düzenlenen sürekli temellerde plak kalınlıkları 300 mm’den küçük tutulmamalıdır. Ayrıca zımbalama kontrolünde de donatı katkısı hesaba katılamaz.

Sürekli temelleri oluşturan bütün elemanlardaki minimum boyuna ve enine donatı oranları TS 500’ün kirişler ve plaklar için öngördüğü oranlarla tanımlanmıştır. Eğilme etkisindeki bütün kesitlerin basınç bölgesinde, çekme donatısının en az 1/3’ü kadar basınç donatısı bulundurulmalıdır.

Kalınlığı nedeniyle farklı zamanlarda beton dökülmesi zorunlu olan yüksek kiriş ve kalın plakların yatay döküm derzlerinde, kullanım sırasında oluşacak tasarım kesme kuvvetlerini karşılayabilecek ve yeterli sürtünme kesmesi dayanımı oluşturabilecek düşey donatı yerleştirilmelidir.

İki doğrultuda sürekli olan ızgara temellerde kolonlar yüklerini paylaşırken bir doğrultudaki eğilme momenti diğer doğrultuya burulma momenti olarak geçer. Ancak çatlamadan sonra betonarme kirişin burulma rijitliği çok azaldığından bu etkileşim ihmal edilir. İki doğrultuda sürekli temellerde kesişmeden dolayı donatı düzeni önem kazanır ve özellikle kesişme bölgesinde boyuna donatıların düzenine ve etriyelerin sürekliliğine özen gösterilmelidir.

Yapım ve kalıp bakımından çıkan güçlüklerden dolayı bunların kullanım alanı kısıtlıdır. Bunların yerine inşaası kolay olan plak temeller tercih edilmemelidir (Celep ve Kumbasar, 2001).

Radye Temeller

Yağı ağırlığı çok ya da zemin taşıma gücü küçük olduğunda bütün yapının altına bir tek taban yapılarak radye temel meydana getirilir. Radye temellerde toplam yük büyük bir alana yayılarak zemin gerilme ve oturmalarının mümkün olan ölçüde
küçültülmesi ve yapı bütünlüğünün sağlanması gerçekleşir. Bu özelliklerinin yanında çoğu kere bodrumların yeraltı suyuna karşı tam olarak yalıtılabilmesi amacıyla da yapılabilirler.

Uygulamada kullanılan radye temellere kirişli, kirişsiz ve kolon alt uçları kalın olan radye temeller örnek verilebilir. Şekil 6.68’de radye tem.türlerinden bazıları gösterilmiştir (Aka ve diğ, 2001).

radye temel türleri

Şekil 6.68 Radye Temel Türleri

Kolon yüklerinin ve kolon aralıklarının küçük veya eşit olduğu zamanlar kirişsiz radye temeller daha sık tercih edilir. Bodrum katlarda düz bir alan sağladıkları için kirişsiz radye temellerin bulunduğu yapıların kullanımı daha rahat olmaktadır.

Yüklerin kirişsiz radye tem. sistemi ile özellikle zımbalama probleminden dolayı karşılanamaması durumunda kolonların alt uçlarına başlık yapılabilir. Bu durumda mantar tipi radyeler teşkil edilmiş olur.

Kirişli radyelerde kirişlerin varlığı sebebiyle plak kalınlığı azaldığından ekonomik olmaktadırlar. Bu sınıf radye temellerin maliyeti hesaplanırken kalıp, dolgu ve tesviye betonu masrafları da dikkate alınmalıdır.

Bunların dışında bazen perde duvarlı ya da diğer ismi ile hücreli radye temellerle de karşılaşılabilir. Bunlar yüksek rijitlikleri nedeniyle özellikle farklı oturma ihtimali yüksek olan yapılarda tercih edilmektedir. Ancak bu durumda perde duvarlar yüksek kiriş olarak hesaplanmalıdır (Doğangün, 2002).

Radye temellerin hesabında genellikle yaklaşık yöntemler kullanılır. Yaklaşık hesap için kolon eksenleri arasındaki açıklıkların ortalarından geçirilen düşey düzlemlerle her kolonun etki alanlarına ayrılır. Kolona gelen bu yüklerden ortalama gerilme değerine göre bir döşeme plağı gibi hesaplanır.

Üst yapı döşeme plaklarına göre daha kalın olan bu radye plakların donatıları üst yapı döşemelerindeki donatıların ters dönmüş olmaları dışında bir değişiklik
göstermezler. Ters kirişli radye yapılması durumunda plak donatısı kiriş boyuna donatısının altına Şekil 6.69’da verildiği gibi yerleştirilmelidir (Aka ve diğ, 2001).

Şekil 6.69 Ters Kirişli Radye Temelde Plak Kiriş DonatılarınınYerleşimi

Radye temellerde donatı düzenlerine örnek EK E’de verilmektedir.

Kazıklı Temeller

Kazık temeller esas olarak yapı yüklerini zeminin derin tabakalarına taşıtmak amacıyla kullanılan bir derin temel çeşitidir. Zemin yüzüne yakın tabakalar, yapı yüklerini göçmeden veya aşırı oturmalar yapmaksızın taşıyabilecek bir yüzeysel temel teşkiline elverişli değilse derin tem. tercih edilir.

Kazıkların başka kullanım yerleri de bulunmaktadır. Ankraj kazığı, gemi bağlama veya zemin hareketlerinin önlenmelerinde yanal yüklere karşı kullanılan kazıklar da bulunmaktadır. Kazıkların kullanım amaçlarına göre Şekil 6.70’ de gösterildiği gibi uç kazığı, sürtünme kazığı çekme kazığı ve sıkıştırma kazığı gibi çeşitleri bulunmaktadır (Toğrol ve Tan, 2003).

Şekil 6.70 Kazık Tipleri

TS 3167 (1978)’de taşıdığı yükün tamamını veya büyük bir kısmını kazık çevre sürtünmesi ile zemine ileten kazıklara yüzen kazık ismi verilerek, kazık temellerin yapımında bu tip kazıkların kullanılmasından olabildiğince kaçınılmasını ve taşıdığı kazık yükünün tamamını veya büyük bir bölümünü uç kısımlarından sağlam zemine aktaran uç kazıkların kullanılmasının uygun olacağı belirtilmektedir.

Betonarme kazıklar, çakma kazıklar ve betonarme yerinde dökme kazıklar olarak ikiye ayrılabilir. Yerinde dökme betonarme kazıkların donatısı önceden hazırlanan donatı kafesinin genellikle önce kazık çukuruna yerleştirilmesi sonra yerinde beton dökümü ile gerçekleştirilir. Betonarme çakma kazıklar ise kazık dökülmesine elverişli bir yerde hazırlanmakta sonra çakılacakları yere nakledilmektedirler.

Betonarme çakma kazıklar oldukça büyük yükleri yumuşak veya gevşek zemin tabakaları altında sağlam tabakaya taşımakta son derece kullanışlıdırlar. Genellikle kare, daire veya sekizgen kesitli olarak imal edilirler. Kazık boyu ve çapı imal ve çakım olanaklarına bağlı olarak seçilmektedir.

Betonarme çakma kazıkların kesitlerinin ve konulacak donatının miktarının hesaplanmasında kazığın istiflenme ve taşınması sırasında maruz kalacağı gerilmeler rol oynar. Kaldırma sırasında hasıl olacak eğilme momentini karşılayabilecek donatı bulunmalıdır (Toğrol ve Tan, 2003).

TS 3168 (2001)’de yerinde dökme betonarme kazıklarda donatılarla ilgili koşullar aşağıda belirtildiği gibi verilmiştir.

Boyuna donatı en az 4 adet 12 mm çaplı demir olmalı ve boyuna demir çubuklarının aralığı uygun beton akımına yer vermek için mümkün olduğunca büyük seçilmeli ancak 400 mm’den büyük olmamalıdır. Boyuna çubuk veya çubuk demetleri arasındaki en az uzaklık 100 mm’den küçük olmamalıdır. Boyuna donatı Tablo 6.3’teki koşulları sağlamalıdır.

Kazık başlarının rijit kirişler ya da kalın bir betonarme plakla birleştirilerek beraber çalışmaları sağlanmalıdır. Kazık başlık plakları genellikle kalın olarak seçilerek, kolon yükleri ile kazık yüklerinin plağın içinde oluştuğu tasarlanan kafes sistem modeline uygun dengelenmesi sağlanır.

Eğer düşey yük ikiden fazla kazığa dağılıyorsa kazıkları kısa mesafelerde birleştiren çizgilerde çekme çubukları oluşur. Bu durumlarda kazık başlarının donatılarla bağlanması tavsiye edilir (Celep ve Kumbasar, 2001). EK E’de kazık çekme başlıklarındaki donatılara ve kazık temel donatı düzenlerine örnekler verilmiştir.

A.B.Y.Y.H.Y (1998)’ de kazıklı temeller için aşağıda verilen koşullar belirtilmiştir.

  1. Birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde, düşeye göre eğimleri 1/6’dan daha fazla olan eğik kazıklar kullanılamaz.
  2. Kazıklı temeller, eksenel yüklere ek olarak depremden oluşan yatay yüklere göre de hesaplanacaktır.
  3. Birinci ve ikinci derece deprem bölgelerinde, kılıflı ya da kılıfsız yerinde dökme fore kazıklarda 3m’den az olmamak üzere kazık başlığının altındaki kazık boyunun üstten 1/3’ünde boyuna donatı oranı 0,008’den az olamaz. Bu bölgeye konulacak spiral donatı çapı 8 mm’den az ve spiral adımı 200 mm’den fazla olmayacak, ayrıca üstten en az iki kazık çapı kadar yükseklikte spiral donatı adımı 100 mm’ye indirilecektir.

 

Kaynak

İnş. Müh. Tuncay YILMAZ

BETONARME YAPILARDA TAŞIYICI SİSTEM VE DONATI DÜZENLEME İLKELERİ

Cevap Bırakın