Kalıp ayırıcı nedir? Kalıp ayırıcı tipleri nelerdir?


Kalıp Ayırıcı Maddeler

Kalıp ayırıcı maddeler betondan kalıbın kolayca hasarsız bir şekilde alınmasını sağlayan metal ve ahşap yüzeylere uygulanan kimyasallardır. Bu kimyasallar yağların yanı sıra, kürleme bileşikleri, mum ve reçinelerden oluşabilir.

Kalıp ayırıcıların ilki bariyer, ikincisi ise reaktif tip olmak üzere iki temel tipi mevcuttur. Bariyer tipler reaktif değildir ve taze beton-kalıp arasında bir bariyer oluşturma prensibi ile çalışırlar. Bu gruba ait tipik örnekler dizel yağlar, parafin, fuel oil ve motor yağıdır ve önemli avantajları kolay bulunmaları, ucuz olmaları ve kalıp ayırıcı olarak başarı ile çalışmalarıdır. Ancak işlevlerini yerine getirebilmeleri için yüksek miktarlarda kullanılmaları gerekir ki bu da beton yüzeyinde lekelenmelere ve boşluklara sebep olur. Ayrıca kısa sürede tüm dizel buharlaşacağından kalıpları birkaç günde bir yeniden yağlamak gerekir. Üstelik buharlaşan dizel havayı kirletici bir etki yapar.

Kimyasal olarak reaktif kalıp ayırıcılar ise içerdikleri aktif yapıdaki hammaddenin taze çimento pastasında bulunan kalsiyum (kireç) ile birleşerek kalıbın betondan ayrılmasını sağlayan bir ürün (yağ veya metalik sabun) oluştururlar. Tipik olarak bu kimyasal olarak aktif madde bir yağ asidi türüdür ve genellikle bir solvent içinde çözünmüş halde bulunur. Bariyer tipteki ayırıcılara göre daha az boşluk oluşumuna, lekeye ve yüzey kusuruna neden olurlar. Ayrıca yeniden uygulanma gerektirmeden haftalarca kalıp yüzeyinde kalabilirler.



Kalıp ayırıcının mümkün olduğu kadar ince bir film tabakası halinde uygulanması hem kalıbın temiz kalmasını hem beton yüzeyinde kusurların veya tozumanın oluşmamasını sağlamakta hem de önemli maliyet avantajı getirmektedir. Üstelik kalıp ayırıcının daha az uygulanması çevresel etki açısından da tercih edilir bir durumdur.

Kalıp ayırıcıların ikincil bir etkileri de yüzeylerine uygulandıkları kalıbın korunmasıdır. Ahşap kalıba sürülen yağ filmi boşlukları kapatarak ahşaba nüfuz eder ve kalıp içerisine suyun girişini engeller.

Metal yüzeylerde ise kalıp ayırıcılar korozyona karşı geçici bir koruma sağlarlar.

Kalıp Ayırıcı Tipleri

Kalıp Ayırıcı Mineral Yağlar (Parafinik ve Naftenik bazlı)

Mineral yağlar, genellikle orta uzunluktaki aromatik, parafinik ve naftenik hidro karbon zincirlerinden oluşan maddelerin kompleks bir karışımıdır. Bu mineral yağların parlama noktası 100oC’den fazladır.Günümüzde en yaygın olarak kullanılan kalıp ayırıcı tipleri mineral yağ-solvent içermeyen tiplerdir.Solvent ve mineral esaslı kalıp ayırıcılar genel olarak prefabrikasyon sektöründe yaygın olarak kullanılır.

Polimerik Kalıp Ayırıcı

Polibüten tip kalıp ayrıcılar yaygın olmamakla beraber kullanılabilirler. Baz yağı çok yüksek viskoziteli ise uygun bir çözücü ile inceltmek gerekebilir.

Emülsiye Esaslı Kalıp Ayırıcı

Mineral veya bitkisel esaslı yağların uygun bir emülgatör kullanarak suda çözülebilir hale getirilmesidir. Bu tür malzemelerde çözücü olarak su kullanılır. Emülgatör içeren konsantre veya sulu emülsiyon halindeki ayırıcıların dezavantajı, emülgatör oranı çok yüksek olduğunda yüzeyde tozumaya neden olmasıdır. Ayrıca emülsiyonların stabiliteleri ve dona dayanımları düşük, depolama ömürleri kısadır.

Mum Esaslı Kalıp Ayırıcı

a) Parafin

Uygun bir çözücü ile çözülerek kullanılır. Ancak ısıtma uygulanacak kalıplarda kullanılması erime noktası ve oksidasyon problemleri nedeniyle uygun değildir



b) Bitkisel orijinli yağ

Baz yağ olarak uygun bir çözücü ile çözülerek kullanılır. Bu da ısıtma uygulanacak kalıplar için uygun değildir.

c) Hayvansal orijinli

Örneğin arı kovanları atıkları bu amaçla kullanılabilir.

Kalıp Ayırıcıdan Beklenen Özellikler

Kalıp ayırıcıların taşıması gereken özellikler şu ana başlıklarda toplanabilir ;

  • Kalıbın sorunsuz olarak betondan ayrılmasını sağlamalıdır.
  • Soğuk havalarda kullanılacak ise -7 °C ‘ye kadar püskürtülebilir olmalıdır.
  • Kalıplarda ısıtma kullanılması durumunda dahi yüzeyde lekelenmeye neden olmamalıdır ve homojen görünümlü bir beton elde edilmesini sağlamalıdır.
  • Çevre yönetmeliklerinde belirtilen sınırlamalara uygun olmalıdır.
  • Yüzeyde boşlukların oluşumunu mümkün olduğunca engellemelidir.
  • Koku yaymamalıdır.
  • Parlama sıcaklığı 93,3 °C’nin üzerinde olmalıdır.
  • Yüzeyde tozunmaya ve kumsu bir görünüme neden olmamalıdır.
  • Üzerine uygulanacak yüzey kaplamalarının aderansını olumsuz etkilememelidir.
  • Kimyasal katkılarla uyumlu olmalıdır.
  • İçerdiği kimyasal aktif madde dibe çökelmemeli/ayrışmamalıdır.
  • Eğer emülsiyon tip bir kalıp ayırıcı kullanılıyorsa, yeterince farklı sıcaklıklarda stabil kalabilmeli ve su fazından ayrılmamalıdır. Konsantre haldeki emülsiyonlar tavsiye edilen oranlarda suyla rahatlıkla karışabilmelidir.
  • Kalıp üzerinde kalıntı bırakmamalı veya mümkün olduğu kadar kısa sürede yüzeyden temizlenmelidir.
  • Kalıp yüzeyi ve beton arasında oluşmuş film tabakası betonun yerleştirilmesi ve sıkıştırılması esnasında önemli gerilmelere maruz kalır. Film tabakası bu mekanik hareketlere, aşınma ve kayma gerilmelerine, tabaka kalınlığında değişim yaratacak etkilere ve buhar kürü uygulanacak ise termal etkiye karşı dirençli olmalıdır.

Uygulama Koşulları

Kalıp ayırıcıların uygulama şekilleri viskozitelerine göre belirlenir; düşük viskoziteli kalıp ayırıcılar, ince ve homojen bir film oluşturabilmeleri için, yüksek basınçlı püskürtme makinesi ile uygulanır.Yüksek viskoziteli, pasta veya balmumu kıvamındaki kalıp ayırıcılar, uygulanacak kalıbın tip ve boyutlarına göre, üstüpü, kauçuk silecek, fırça veya süpürge ile uygulanır. Kalıp ayırıcılar, kalıp yüzeyine viskozitelerine bağlı olarak ince bir tabaka halinde uygulanmalıdır. Haddinden fazla uygulayarak kalın bir film tabakası veya ayırma işlemi için yetersiz gelecek kadar ince film tabakaları halinde uygulanmamalı, kaplamanın üniform kalınlığa sahip olması için malzemenin fazla kısmı sünger ya da çek çek yardımıyla alınmalıdır .

Stabilitesi yüksek olmayan emülsiyonların sürekli karıştırılması veya sirküle edilmesi gerekir. Özellikle kullanımı sırasında kullanımlar arası uzun bekleme süreleri var ise kalıp ayırıcıların içerisine hava pompalanarak yağın emülsiyondan ayrışması ve anaerobik bakterilerin üremesi engellenmelidir.

Uygulama yöntemi ve oluşturulan ayırıcı film kalınlığı betonun yüzey kalitesini önemli ölçüde etkiler.Düşük viskoziteli ayırıcılar geleneksel yöntemler ya da pnömatik cihazlar ile püskürtülerek uygulanabilir iken, yarı katı pastalar ve mum esaslı ayırıcılar (waxes) ancak rulo ya da fırça yardımıyla uygulanabilir. Emici yapıdaki kalıpların emülsiyon içine daldırılarak kaplanması da mümkündür. Ayırıcıların uygulama kalınlıkları kullanılan püskürtme ucunun tipine bağlıdır. Düz püskürtme uçları çok ufak çaplı damlacıklar meydana getirirler. Tam konik tipteki püskürtme uçları ise düz tipteki uçlara göre 300 kat daha büyük çaplı damlacıklar oluştururlar. Çok ince damlacıkların hafif bir rüzgar etkisiyle dahi yüzeye ulaşamadan savrulması kullanımlarını sınırlandıran bir faktördür.

Püskürtme kalitesini etkileyen bir diğer etmen ise basınçtır. Yüksek püskürtme basıncı ile daha ufak damlacıklar elde edilir. Ancak yüksek basınç aynı zamanda püskürtme ucundan akan hacmi de arttıracağından her zaman ince bir film tabakası oluşumunu sağlamaz .

Ortam sıcaklığı da, özellikle soğuk havanın yağ viskozitesini artırmasına bağlı olarak püskürtme işlemi güçleşeceğinden, önemli bir parametredir. Düşük sıcaklıkta kullanılan ayırıcıların taşıyıcı yağlarının düşük sıcaklıklarda dahi kalınlaşmayan özellikte olması gerekir. Bu tip ayırıcılar için uygulama basıncının artırılması kalınlaşma sonucu doğacak püskürtme sorunlarını azaltacaktır. Bir diğer seçenek ise yağın düşük sıcaklıkla kalınlaşma sorununun tiner ilavesi ile çözülmesidir. Eğer bu tiner kimyasal olarak aktif bir hammadde içermiyor ve sadece dizel yağdan oluşuyor ise yüzeyde çeşitli kusurlar oluşabilir.

Kullanılan Kalıp Tipine Göre  Ayırıcının Seçilmesi

Kalıp ayırıcı seçiminde kullanılan kalıp tipine dikkat etmek gerekir.

Emici Kalıp için Ayırıcı Seçimi

Kullanılan kalıp ahşap ve ilk kez kullanılıyor ise, önceden ayırıcı kalıba doyurulmalıdır, aksi takdirde ayırıcının veya çimentonun suyunu absorblayacağından beyaz yüzeyinde, çimentonun yetersiz hidratasyonundan kaynaklanan kumsu ve tozuyan bir yüzey elde edilir. Ayrıca, ahşap kalıbın üretildiği ağacın özelliğine göre, ortama salıverilen şekerde hidratasyonu etkileyip tozumaya neden olabilir. Eğer ahşap bir kalıp, uzun bir süre herhangi bir koruyucu olmadan doğrudan güneş altında veya açık bir alanda tutulursa, yine tozlanmaya neden olur ve renk değişimine etki eder. Böyle durumlarda, solventsiz, mineral ve sentetik yağlar tercih edilebilir.



Emici Olmayan Kalıplarda Kullanımı

Plastik kaplı ahşap, plastik veya çelik gibi absorban olmayan kalıplarda, dikkat edilmesi gereken fazlalıklardan kaçınarak ayırıcının homojen olarak uygulanmasıdır. Bu ayırıcılar düşük viskozitede olmalı, yağ asitleri, ıslatıcılar ve korozyon önleyicilerle performansları artırılmalıdır. Özellikle solvent ile inceltilmiş kalıp ayırıcıların plastik kalıpları deformasyona uğratmaması veya çözmemesi sağlanmalıdır. Çelik kalıplar için korozyon inhibitörü içeren ayırıcı kullanılması tavsiye edilmektedir.

 

Kaynak

Isıl SUNGUR

ÇİMENTO BAZLI HARÇLARDA ADERANS DAYANIMI VE DURABİLİTEYE ORTAM KOŞULLARININ ETKİSİ


Cevap Bırakın