İş Kazalarının Nedenleri
İŞ GÜVENLİĞİ

İŞ KAZALARININ NEDENLERİ NELERDİR?

İçerik Tablosu

İŞ KAZALARININ TEMEL NEDENLERİ

Genel olarak iş kazalarının nedenleri, bireysel nedenler ve çevresel nedenler olarak iki grupta toplayabiliriz. Detaylara inildiğinde ise çok yönlü etkenlerin de var olduğu görülmektedir. Planlama, yönetim, uygulama, denetim ile ilgili nedenler biçiminde gruplandırmaların yanı sıra teknik, sosyal, psikolojik, ekonomik v.b nedenler olarak da gruplandırmalar yapılabilmektedir. İş kazalarının nedenleri bu yönden bir kalıba oturtulamaz. Alman araştırmacı Chossy’nin aşağıda yer alan gruplandırması, iş kazalarının nedenleri nin ne kadar yönlü olduğunun göstergesidir.

Planlama ve Yönetim ile İlgili Hususlar:

  • Konstruksiyon planlamasındaki eksiklikler
  • İşletme planının dikkate alınmaması
  • Yapım sürelerinin kısa tutulması
  • İşlerin konusunda uzman olmayan firmalara verilmesi
  • Uygulamadaki kontrolün yetersiz olması
  • Çeşitli firmaların beraber çalışmalarının iyi düzenlenememesi

Yapımla İlgili Hususlar:

  • Konstruktif eksiklikler
  • Kötü yapı malzemesi kullanılması
  • İşin niteliğine uygun olmayan malzeme kullanılması
  • İşçilik hataları yapılması

Şantiye Donatımı ile İlgili Hususlar :

  • Ekipmanların hiç bulunmaması veya yetersiz olması
  • Yapılan işe uygun olmaması
  • Malzeme kusurlarının bulunması
  • Konstruktif eksiklikler bulunması
  • Koruma önlemlerinin eksik olması

Çalışma ile İlgili Hususlar:

  • Ön hazırlık çalışmalarının, şantiye kuruluşunun hatalı veya eksik olması
  • Makina araç ve tertibatlarının kontrolünün yeterli olmaması
  • İşle ilgili talimatlarını direktiflerin hatalı olması
  • Yetersiz veya eğitilmemiş işgücü kullanılması
  • Çalışanların gerektiği gibi denetlenememesi

Çalışanların Davranışları ile İlgili Hususlar:

  • Mesleki eğitimin yetersiz olması
  • Tecrübe eksikliği bulunması
  • Sorumluluk bilincinin eksik olması
  • Keyfi davranışlarda bulunulması
  • Düşüncesizlik, hafiflik umursamazlık

Yukarıda anlatılanlar her ne kadar doğru olsa da teorik açıdan kaza nedenleri ile uygulamadan elde edilen veriler farklılık göstermektedir. Bunun ortaya çıkarılması için meydana gelen iş kazalarının nedenleri detaylı şekilde, müfettiş raporları ile değerlendirilmesi gerekmektedir.

Daha önceki yıllarda yapılan çalışmalarda güvensiz durum ve davranışların başında yer alan durumlar ana hatlarıyla incelenmiştir.

İşlerin, Yetkili ve Sorumlu Elemanların Denetiminde Yürütülmemesi

İnşaat uygulamalarında, iş güvenliği konusunda önem verilmesi gereken en büyük husus, işin başında konusunda eğitim almış mühendis ve mimar gibi teknik görevlilerin bulunması gerekliliğidir. Yapı İşlerinde İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 4. Maddesinde, her işverenin, yapı işlerini fenni yeterliliği bulunan kişilerin teknik gözetimi ve sorumluğu altında yürütüleceği belirtilmiştir.

Bununla beraber, 2886 sayılı Devlet İhale Kanunu’nda, işi alan yüklenici müteahhidin yeterli sayıda teknik elemanı işin başında bulundurması gerekliliği belirtilmiştir. Ayrıca kamu kuruluşuna ait kontrolör de denetleme görevini yapmaktadır.

Kamu kuruluşlarının emanet usulu yaptırdıkları işlerde de kendi teknik elemanları denetim görevini yapmaktadır. Müteahhidin yaptığı işi, kamu personeli olan bu kişiler denetlemekle ve yapılan işin sağlıklı olup olmadığına karar vermekle yükümlü bulunmaktadırlar.

Uygun Nitelikte ve Yeterli Sayıda Nezaretçi Elemanlar Görevlendirilmemesi

İş güvenliği mevzuatımızda her ne kadar nezaretçi elemanların sayısı ve niteliği hakkında ayrıntılı maddeler yer almasa da, bazı önemli uygulamlar için nezaretçi eleman görevlendirilmesinin gerekliliği anlatılmıştır.

İş ekiplerinin, iş makinalarının çalışmalarına, yapı makinalarının manevralarına nezaret eden ve çeşitli yerlerde bekçilik görevini yapan kişiler nezaretçi elemanlar olarak değerlendirilmektedir.

Bu konuda yapılan ihmaller de inşaat sektöründe iş kazalarının nedenleri için örnek olmaktadır. Örnek olarak, bir yapı makinasının nezaretçi personel olmadan manevra yapması veya tehlikeli ve patlayıcı malzeme bulunan bir yerin bekçi tarafından gözetlenmemesi olası iş kazalarının nedenleri arasındadır.

İşlerin Uygun Olmayan Nitelikteki Ekiplere veya Kişilere Yaptırılması

İnşaat sektörümüzdeki uygulamalarda bazen, kaliteli iş gücü bulunamaması, istekliler arasında sağlıklı seçim yapılamaması veya daha fazla kazanç uğruna ucuz ve yetersiz işçi çalıştırılması, her sene birçok iş kazalarının nedenleri arasındadır.

Öncelikle üzerinde önemle durulması gereken husus, işi yapacak olan ekibin veya kişilerin bu konuda yeterli olup olmadığına karar vermektir. Gerekli teçhizatı ve ekipmanı bulunmayan kişilerin çalıştırılması olası kazaların sebebidir. Mevzuatta yer almamasına rağmen, işveren ile yapılan sözleşmelerde bu hususa dikkat edilmelidir. İşi yapacak olan ekip veya kişilerin, konularında deneyimli olmalarına dikkat edilmesi gerekmektedir.

Gözetim ve Denetim Görevinin Gerektiği Gibi Yapılmaması

Yapı İşleri tüzüğünün 4.maddesine de konu olan bu güvensiz durum inşaat sektörümüzde birçok iş kazalarının nedenleri arasındadır. Yapılan çalışmada fenni yeterliliği olan denetimcinin bulunmaması veya görevini şartlar dahilinde yapamaması, periyodik kontrollerin yapılmaması kaza sebepleridir.

Çalışan kişilerin gözetim denetimlerinin yapılması, iş sahasında yapılması gereken periyodik bakımların ihmal edilmemesi, iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından çok önemli bir husustur.

Çalışanların İş Güvenliği Konusunda Eğitilmemesi, Gerekli Uyarıların Yapılmaması

Sayısal verilerle saptanması mümkün olmayan fakat tüm güvensiz durum ve davranışların başında olan eğitimsizlik, iş güvenliğinin yerleştirilmesi açısından çok önemli bir konudur. Her ne kadar sebebi başka da olsa hemen hemen tüm iş kazalarında eğitimsizliğin az da olsa bir faktör olarak yer aldığı bilinmektedir.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 3. maddesinde; işverenin işçilere yapmakta oldukları işlerinde gerekli güvenlik tedbirleri vermekle ve işçi değiştirmesi durumunda da yeni gireni de bu konuda aydınlatmakla yükümlü olduğu belirtilmektedir.

Şantiye içerisinde bulunan şantiye şeflerinin, mühendis, mimarların ve teknik personelin bu konuya önem vermesi, gerekli tedbirlerin alınıp gerekirse seminer şeklinde çalışanların bu konuda bilinçlendirilmesi hem iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından hemde işin sürekliliği açısından çok önemlidir. İş sahasındaki fenni sorumluluğu bulunan kişi veya kişiler gerekli tedbirleri almalı ve gerektiği yerde uyarılarda bulunmalıdır.

Koruyucu Tertibatların Hiç Yapılmaması veya Yetersiz Olması

Şantiyelerdeki iş güvenliği konusunda alınması gereken en önemli tedbirlerden bir olan koruyucu tertibatlar, insan ve malzeme düşmesi, malzeme sıçraması, kazı kenarının göçmesi, yapı kısmının göçmesi gibi olayların önlenmesi açısından çok önemlidir. İş güvenliği konusunda istenildiği kadar eğitim verilse dahi koruyucu tertibat alınmadıktan sonra kesindir ki iş kazlarının önüne geçilemez. Bu nedenle koruyucu tertibat bulundurulması ve kullanılması da diğer tedbirler gibi önemle dikkate alınmalıdır.

İşçi Sağlığı ve îş Güvenliği Tüzüğü’nde de bu konuya geniş yer ayrılmıştır. İşin şartnamesine göre değişikliğine göre alınacak koruyucu tedbirlerinde açıklanması yapılmıştır. Tüzüklerde bu konuda detaylı bilgiler yer almaktadır.

Kişisel Koruyucu Araçların İşyerinde Bulundurulmaması veya Çalışanlara Verilmemesi

İş kazalarında birçoğunda rastlanan olumsuz etkenlerden biri olan bu durum, çalışanın işini yaparken kendini koruyamamasına sebep olmaktadır. Eldiven, baret ve kemer gibi kişisel koruyucular yaptıkları iş ne olursa olsun her işçide bulunması gereken araçlardır. Ve çalışanlarda bunları kullanmakla yükümlüdür. Fenni sorumlu olarak bulun şantiyedeki görevli, bu kişisel koruyucu araçları temin etmeli ve çalışan işçisine imza karşılığı teslim edip kullanıp kullanmadığını denetlemelidir.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Tüzüğü’nün 6. maddesinde bu konuya geniş yer ayrılmıştır. Alınacak önlemler hakkında detaylı bilgiler verilmiştir. Ayrıca iş güvenliği ile ilgili ve çalışma hayatı ile ilgili tüm mevzuat ve tüzüklerde bu konuya önem verilmiştir.

Sağlam ve Yeterli Miktarda İş Malzemesinin ve Aracın İşyerinde Bulundurulmaması

İlgili tüzüklerde işverenin, gerekli araç ve gereçleri bulundurmakla yükümlü olduğu belirtilmektedir. Aynı zamanda inşaatın sürekliliği için gerekli olan bu şart, işveren tarafından yerine getirilmelidir.

Fen ve Sanat Kurallarına Aykırı Uygulamalar Yapılması

Yapılan işin gerektirdiği teknik uygunluklardan kaçınmak veya bu konuda dikkatsizce ve tedbirsizce davranmak, fen ve sanat kurallarına aykırı uygulama yapma kavramına girmektedir. Öyleki inşaat sektöründe özellikle yapılan bir işin sağlıklı olması amacıyla o iş için gerekli olan fenni şartların yerine getirilmesi gerekmektedir. Buna aykırı durumlar iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından aykırı uygulamalar olarak anılır. Bunlara bir kaç örnek vermek istersek en başta şu durumlar gelmektedir;

  • Betonarme kalıbın erken, mukavemetini almadan sökülmesi,
  • Kurulan iskelenin sökülmesi esnasında izlenmesi gereken sıraya önem verilmemesi,
  • Kazı kenarının dipten oyularak kütle halinde çökertilmesi,
  • Yıkım işlerinde yukarıdan başlanılarak aşağı doğru inilmesi kuralına uyulmaması,
  • Merdivenlerin, iskelelerini yük asansörlerinin taşıyacağı yüke göre seçilmemesi,
  • Yapı malzemesinin fenni şartlara uygun olarak kullanılmaması, malzemeden çalınması
  • Elektrik ve su konularında gerekli önlemlerin alınmaması,
  • İmalat ve uygulama hatalarının yapılması.

Tüzüklerde ve Genel Teknik Şartnamelerde bu konu yer almasına karşın, bu güvensiz durum ve davranışın giderilmesi, yapılan işin fenni kişiler ve teknik açıdan yeterli kişiler gözetiminde yapılması ile mümkün olmaktadır. Çalışan işçi dikkatle seçilmeli, konusunda deneyimli olduğuna , kalifiye eleman olduğuna kanaat getirilmelidir.

Çalışma Sırasındaki Hatalı, Tedbirsiz ve Dikkatsiz Davranışlar

İnşaat sektörümüzde meydana gelen kazaların büyük çoğunluğunda rastlanan, güvensiz durum ve davranışlardan biri olan, tedbirsizlik ve dikkatsizlik, üzerinde önemle durulması gereken bir konudur, inşaat sektörümüzde olduğu kadar diğer tüm iş kollarındaki iş kazalarında etkili olma olasılığı çok yüksek olma özelliğine sahip bir güvensiz davranıştır.

İşçi ile işi arasındaki ilişkinin kopması veya konsantrenin dağılması sonucu, aynı zamanda psikolojik ve ergonomik konudan da incelenmesi gereken bu durum sonucu, çalışan kişi iş kazasına maruz kalmaktadır. İşçinin çalışma sırasında hatalı davranışlarda bulunması gerek kendine gerekse de etrafına zarar vermektedir.

Hatalı davranış nedenleri konusunda birçok araştırma yapılmıştır. Aynı zamanda diğer disiplinler tarafından da incelenmiştir. Sonuç olarak hatalı davranış nedenleri genel olarak şu başlıklarda toplanmıştır;

  • Dikkatin ve algılamanın olumsuz yönde etkilenmesi,
  • Çalışma sırasında fazla riskli davranışlarda bulunma,
  • Güvenlik konusunda eğitimsiz olması ve tehlike bilincinde bulunulmaması,
  • Fizyolojik fonksiyonların aşırı derecede yüklenmesi,
  • Beceriksizlik, yetersizlik,
  • Ani arızalar ve aksamalar karşısında, reaksiyonların kontrol edilememesi,
  • İşle ilgili haberleşmenin, bilgi akışının aksaması.

İşten kaynaklanan olumsuz etkenler, özel yaşantıdan kaynaklanan olumsuz etkenler ve kişilik yapısından kaynaklanan olumsuz etkiler, kişinin hatalı davranışta bulunma nedenlerini oluşturan etkenler olmaktadır.

Yapılan Uyanların Dikkate Alınmaması

Çalışanların, iş güvenliği ile ilgili her türlü kanun ve mevzuatlara, tüzüklere uyma zorunlulukları, İş Kanunu’nun 73. maddesinde belirtilmiştir. İş Kanunu ve Borçlar kanunu uyarınca işin özenle yapılması borcunun yanı sıra, çalışanın itaat ve sadakat borcu bulunmaktadır. Bu nedenle çalışan işçi, işverenin uyarılarını dikkate almak zorundadır.

Özellikle inşaat sektörümüz gibi ağır çalışma şartlarına sahip bir sektörde, bazı çalışanların özellikle koruyucu tedbirleri almaktan çekinmeleri ve üşenmeleri, örnek olarak bir bareti takmayı, bir kemeri kullanmayı bir külfet olarak görmeleri nedeniyle kazalarla karşı karşıya geldiklerini görmekteyiz. Fenni sorumlular ve şantiye yetkilileri tarafından uyarılmalarına rağmen, bu uyarıları dikkate almayıp iş kazası meydana gelmesine sebebiyet veren çalışan bu sayede işverene itaat borcunu da hiçe saymaktadır.

Verilen talimatları dikkate almayan, genelde dik kafalı, inatçı ve eğitimsiz işçilerin bu tür hareketleri iş güvenliği konusunda sıkıntılı bir durumda olmamıza neden olmaktadır. Eğitimsiz bir çalışan baret takması konusunda, teknik personel tarafından uyarılmasına rağmen, çoğu zaman hava şartlarını bahane ederek kullanmıyor. 

Makina Araç ve Gereçlerin Amaca Aykırı veya Tehlikeli Biçimde Kullanılması

Daha önceki güvensiz durum ve davranışlarda anlatıldığı gibi, bazı eğitimsiz ve uyarıları dikkate almayan çalışanların, makina, araç ve gereçlerin kullanılmasında da tüzüklerdeki kanunları hiçe alan davranışlar sergilediğini görmekteyiz. İş makinası, araç ve gereçlerin, gerekli olduğu konularda kullanılmaması veya tehlikeli kullanılması sonucu iş kazaları meydana gelmektedir. Buna güzel bir örnek, iskele kullanmak yerine iş makinasımn kepçesini veya yük asansörünü kullanan işçileri inşaat sektöründe çoğu kişinin rastladığı bir olay olarak verebiliriz. Şantiye içerisinde veya dışarısında kullanılan makina, araç ve gereçlerin, güvenlik kurallarına uyulmadan, amaca aykırı şekilde kullanımıyla ilgili çeşitli önlem maddeleri, İş Güvenliği ile ilgili kanun ve tüzüklerde yer almaktadır.

Verilen Kişisel Koruyucunun Kullanılmaması

Nasıl ki işverenin, çalışanına kişisel koruyucu temin etmesi ve onun kazaya karşı tedbirli olmasını sağlama sorumluluğu varsa çalışan işçinin de bu tedbirlere uyma, kendisine verilen kişisel koruyucuları kullanma ve yanında bulundurma zorunluluğu vardır.

İşveren tarafından, çalışanın kişisel koruyucusunu kullanıp kullanmadığı her an için kontrol edilemeyeceği için, çalışan kendi güvenliği için bu tedbirlere uymalı, kişisel koruyucusunu kullanmama gibi güvensiz davranışlar içinde bulunmamalıdır.

Koruyucu Tertibatların Yaptırılmasının İşverenden İstenmemesi

Koruyucu tertibatların yaptırılması ve çalışanın, çalışma alanında meydana gelebilecek kazalara karşı, koruyucu tertibatlarla korunması gerçeği, işverence yerine getirilmesi gereken bir zorunluluktur. Fakat güvensiz bir durumunda işverene iletilmesi gerekliliği dikkate alınmalıdır. Çalışan kişi, işveren tarafından koruyucu tertibatın alınmadığı bir çalışma alanında çalışmasını sürdürmeyip, bu durumu yetkili kişiye iletmek durumundadır. Tehlikenin bilincinde olarak, koruyucu tertibatın yaptırılmadığı bir yerde, kendi can güvenliğine yönelik bir unsuru göze alarak çalışmaya devam etmesi, kusurlu bir davranıştır.

İşveren tarafından her türlü koruyucu tertibatın alınması gerektiğini bilen kişi, kendi can güvenliğini riske edip, böyle bir durumda çalışmamak, hemen işverene haber vermeli ve koruyucu tertibatın yaptırılmasını sağlamalıdır.

İnşaat işlerinin çok çeşitli olması nedeniyle çalışanlar bu konuyu ciddiye almalıdır. Mesela küçük çaplı inşaat, bakım-onarım veya yıkım işlerinde bazen işi, yevmiyeli olarak işçiye yaptıran işveren, inşaat konusunda eğitimsiz olabiliyor. Bu nedenle çalışan kişi, işverene alınması gereken tedbirleri iletmelidir.

Kişisel Koruyucu Araçların ve Uygun Nitelikteki İş Malzemesinin İşverenden İstenmemesi

Önceki paragrafta anlatılan, koruyucu tertibatın işverenden istenmemesi gibi, kişisel koruyucuların ve iş malzemesinin istenmemesi de güvensiz durum ve davranış olarak nitelendirilmektedir. İşçi, işverenin kendisine sağlamadığı kişisel koruyucusunu, işverenden talep etmelidir. Nasıl olsa vermedi deyip işe devam etmesi, can güvenliğini hiçe sayması doğru bir davranış değildir.

Bilgi ve Tecrübe Alanı Dışında Kalan İşlerde Çalışılması

Şantiye elemanlarının kendi uzmanlık alanlarında çalışmasını sağlamak, işverene düşen bir görevdir. Fakat çalışanların da kendi uzmanlık alanları dışında çalışmamaya özen göstermeleri gerekmektedir.

Her ne kadar işveren bu konuda duyarlı olsa da, çoğu zaman çalışanların bu tip güvensiz davranışlar sergiledikleri ve sonucunda istenmeyen kazalara neden oldukların görmekteyiz. Bir duvar ustasının uzmanlık dalı olmayan bir konuya mesela iş makinası operatörlüğüne heves etmesi çok sakıncalı bir davranıştır. İşverenin verdiği önem kadar, çalışanlarda bu konuda tedbirli olmalı ve yapılan uyanlara uymalıdır.

Çoğu zaman eğitimsizlikten ve acelecilikten, çalışanlar işleri olmayan konulara el atmaktadır. Bozulan bir yük asansörünün tamiri için elektrik teknisyeni beklemek yerine, konuda az bilgi sahibi olan birinin tamirata girişmesi sıkça rastlanan bir durumdur.

Yapıların, Ruhsata Uygunluk ve İş Güvenliği Açısından, Kamu Kuruluşlarınca Değerlendirilmemesi

Bazı inşaat uygulamalarında, inşaat sahasının uygun olmamasına rağmen çalışma yapılması sonucu kazalar meydana gelmektedir, inşaat sahasının yapısındaki veya çevresindeki faktörler nedeniyle bazı aksaklıklar olması nedeniyle güvensiz durum ortaya çıkabilmektedir. Altyapıdaki sorunlar, deprem bölgesi olması veya yakından yüksek gerilim hattının geçmesi o inşaat uygulamasının yapılmamasını gerektiren durumlardır, işveren inşaata başlamadan gerekli etüdleri yaptırmalı ve inşaat ruhsatına sahip olmalıdır, inşaat ruhsatı olmadan, uygulamaya geçmek işverenin yapmış olduğu bir ihmaldir.

Fakat bu tür durumlarda ilgili mercilerin de inşaatları kontrol etme zorunluluğu bulunmaktadır. Ruhsatsız inşaatların belirlenip, uygulamaya gerekli tedbirler alınıncaya kadar son verilmesi, ilgili kamu kuruluşlarınca, iş güvenliği ve işçi sağlığı açısından, alınması gereken bir önlemdir. Kamu kuruluşları, kendi yetki ve sorumluluklarını düzenleyen kanun ve tüzüklere dayanarak, bu denetlemeleri yapmak zorundadırlar. Özellikle, imar mevzuatı konusunda bu denetlemelere, belediyelerce önem verilmesi gerekmektedir.

Yetkililerden İzin Alınmadan İş Sahasına Girilmesi

İnşaat şantiyeleri, orada çalışanlar haricinde bulunan kişiler için olası bir kaza alanıdır. Çünkü çalışanlar gibi inşaat konusunda bilgi sahibi olmayan, olası tehlikelerden habersiz, şantiye alanını tanımayan ve en önemlisi kişisel koruyucudan yoksun kişiler, inşaat sahalarında kazalarla karşı karşıya kalabilirler. Gerekli izni almadan, yanında nezaretçi bir yetkili bulunmadan, iş sahasına girmek tehlikeli ve güvensiz bir davranıştır.

Bu tehkikeli ve güvensiz durumun ortadan kaldırılması işverenin sorumluluğu olmakla beraber, işveren, inşaat sahasına girilmemesi konusunda gerekli tedbirleri almalıdır. Gerekirse inşaat alanı çevrilmeli, uyarı levhaları yerleştirilmeli ve değişik önlemler alınarak 3. şahısların ve özellikle çocukların, şantiyeye girmeleri engellenmelidir. Bu konuda nezaretçi personelde uyarılmalı, şantiye sahası girişinde gerekli kontroller yapılmalıdır. Sorumsuzca inşaat sahasına giren kişi ile işveren de bu konuda sorumludur.

Diğer Güvensiz Durum ve Davranışlar

Önceki paragraflarda anlatılan onsekiz güvensiz durum ve davranış dışında, çok fazla olmasa da ender olarak rastlanan bazı etkenlerde yer almaktadır. Bunların meydana gelme olasılığı diğerlerine göre daha az olduğundan ayrı gruplar olarak değerlendirilmeyip burada sadece bir başlık altında toplanmıştır.

Bu güvensiz durum ve davranışlardan en önemlileri şunlardır;

  • Taşeron, götürücü gibi sıfatlarla iş yapanların, yapamayacakları işleri yüklenmeleri,
  • İşverenlerin ruhsatsız veya ruhsata aykırı inşaatlar yapmaları,
  • Yapılan iş için, gerektiği halde yardımcı eleman alınmaması,
  • Araç ve gereçlerdeki imalat hataları,
  • Proje hataları

Kaçınılmaz Durumlar

Kimsenin kusuru bulunmadan, tesadüfen meydana gelen beklenmedik olaylar, kaçınılmaz durumlar olarak değerlendirilmektedir. Hukuk dilinde buna ‘mücbir sebep’ (zorunlu neden) adı verilmektedir. Bunun yanında kaçınılmaz durumlar, kaza faktörü, beklenmedik durum, önlenemeyen neden, doğa faktörleri, çevre faktörleri, sosyal faktörler terimleri ile de açıklanabilmektedir.

Çalışma sırasında meydana gelen bazı olaylar, beklenmedik kazalara neden olmaktadır. Öyle ki gerekli tedbirlerin alınmasına rağmen veya tedbir alınması gerekmeyen yerlerde meydana gelen ve kusurlu şahısın bulunmadığı bir çok olay, inşaat sektöründe meydana gelmektedir. İksa gerekmeyen bir kazı sırasında, fay hattının kaymaya neden olması, doğa faktörleri sonucu meydana gelen bazı olaylar, fırtınadan ağacın devrilmesi, önceden belirtisi olmayan depremin meydana gelmesi, çığın düşmesi gibi olaylar bu tip durumlara örnek olmaktadır.

İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği ile ilgili yazımızı buradan okuyabilirsiniz.

 

 

Kaynak: İnş. Müh. ALİ RIZA AKSÖYEK – TÜRK İNŞAAT SEKTÖRÜNDE İŞ KAZALARININ VE İŞ GÜVENLİĞİ SORUNUNUN İNCELENMESİ

 

Paylaşmak Güzeldir

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir