bitkilerin tasarımı peyzaj
Peyzaj

Bitkilerin tasarımı – Bitki tasarımı ile peyzaj düzenlemeleri

Bitkilerin Tasarımı 

Bitkilerin, tasarımda kullanılan ve peyzaj tasarımı için büyük önem taşıyan bazı özellikleri bulunmaktadır. Bunların iyi bilinmesi, tasarımda istenen noktalara gelinmesi açısından önem taşır. Bunlar, bitkilerin kendi yapılarından kaynaklanan nitelikler olmakla birlikte, algılama açısından, kullanım biçimleriyle, bir arada veya yalnız başına kullanılıp kullanılmadıklarıyla, ne miktarda ve nerelerde kullanıldıklarıyla da ilgili olabilir (Robinson, 2004).

Bitki Materyali

Bütün dış hacimler 3 eleman tarafından kontrol edilirler. Bunlar;

1. Tepe düzlemi

2. Taban düzlemi

3. Dikine alan bölücülerdir.

Bitkilerin tasarımı, boyutlarına dayanılarak yapılan bir sınıflandırmada üç ana tasarım grubunda toplanabilir (Yıldızcı, 1988).

  1. Tavan elemanı (Tepe Örtüsü): Ağaçlar, ağaççıklar
  2. Dikine alan bölücüler: Çalılar
  3. Taban elemanı (zemin örtüsü): Çimler, çayırlar, çiçekler (Şekil 3.1).

Ağaçlar – Ağaççıklar ile Bitkilerin Tasarımı

Ağaçlar; ‘Boyu en az 5 m, gövde çapı 10 cm den aşağı olmayan, dal, sürgün ve yaprakların oluşturduğu tepe tacını tek bir gövde ile taşıyan, her yıl çap artımı yaparak kalınlaşan, boy büyümesi yaparak boylanan ve dokularındaki hücrelerin büyük bölümü odunlaşmış olan uzun ömürlü odunsu bitkiler’ olarak tanımlanmaktadır (Öztan, 1968). Bunlardan 5-10 m boyundaki ağaçlar ‘kısa boylu ağaçlar’ (ağaççık), 10-20 m boyundaki ağaçlara ‘orta boylu ağaçlar’, 20 m’den büyük boydaki ağaçlara ‘uzun boylu ağaçlar’ denir (Pamay, 1992).

Bir bitkisel tasarımda ana dokuyu veren tasarım elemanları olan ağaçlar, peyzajda en uzun ve baskın ve en çok çeşide sahip olan bitki grubudur (Pamay, 1992).

Genel olarak, en baskın bitki tipi olan ve estetik anlamda peyzajda önemli yeri olan ağaçların etrafı güzelleştirmenin yanında pek çok farklı işlevi bulunmaktadır.

Peyzajda Kullanılan Ağaçların İşlevi

  • Mekân oluşturma
  • Gölge temini
  • Kapalılık oluşturma
  • Perdeleme (Kötü görünüşleri gizleme)
  • Bariyer oluşturma
  • Yansıyan ışığın azaltılması
  • Yaprak, meyve ve çiçeklerle mevsimsel farklılık sağlama
  • Peyzajı çerçeveleme
  • Havayı temizleme
  • Erozyon kontrolü
  • Yabanıl hayat ve yiyecek kaynağı olma
  • Mekânsal ölçeği düzenleme
  • Sirkülasyonu, araç ve yaya trafiğini yönlendirme
  • Gürültüyü önleme
  • Rüzgâr kontrolü, şeklinde sıralanabilir (Şekil 3.2) (Erbaş, 2003).

Ağaçlar, boy, biçim ve dokusu açısından çeşitli farklılıklar göstermektedir.

Ağaçların boylarına göre sınıflandırılması

  • 5-10 m boyundaki ağaçlara kısa boylu ağaçlar,
  • 10-20 m boyundaki ağaçlara orta boylu ağaçlar,
  • 20 m’den büyük boydaki ağaçlara uzun boylu ağaçlar denir (Şekil 3.3 ve 3.4) (Yıldızcı, 1988).
Bitkilerin tasarımı - ağaç boylarına göre sınıflandırma
Şekil 3.1 : Ağaçların boylarına göre sınıflandırılması
Bitkilerin tasarımı ağaçların kullanım alanları
Şekil 3.2 : Ağaçların kullanım alanları

 

Kısa boylu ağaçlar genellikle küçük ölçekli mekânlarda kullanılırlar. Özellikle estetik açıdan tasarımın odak noktası niteliğindeki bu tür ağaçlara örnek olarak Acer palmatum (Japon Akçaağacı) ve Prunus ceracifera ‘Pissardii Nigra’ (Kan Eriği) verilebilir (Şekil 3.3) (Booth, 1996).

Kısa boylu ağaçlar;
  • Yaya yollarında,
  • Ev bahçeleri ve avlularda,
  • Girişlerde vurgu elemanı olarak,
  • Orta boydaki binaların önünde veya yanında temel bitkilendirme elemanı olarak,
  • Gazebo, pergola veya bank gibi çeşitli peyzaj yapılarının yanında,
  • Bina ölçeğini insan ölçeğine indirgemek amacıyla kullanılabilmektedirler (Erbaş, 2003).

Kısa boylu ya da dekoratif ağaçlar (ağaççıklar), bazı yerlerde görsel açıdan ve kompozisyon içindeki bütünlüğü sağlayacak şekilde vurgu elemanı olarak kullanılabilir (Şekil 3.3 ve 3.4) (Booth, 1996).

kısa boylu ağaçlar ile bitkilerin tasarımı
Kısa boylu ya da dekoratif ağaçlar (ağaççıklar), kompozisyon içindeki bütünlüğü sağlayarak vurgu elemanı olabilir (Booth, 1996).
Şekil 3.4 : Vurgulayıcı ve dekoratif etki yaratan ağaççıklar
Orta boylu ağaçlar,

Genellikle kent peyzajı oluşumunda etkilidirler. Çoğunlukla şu mekân ve kullanımlar için uygundurlar:

  • Yol ağaçlandırmaları (Şekil 3.5 ve 3.6),
  • Binalar arasındaki açık alanlar,
  • Parklar özellikle de mahalle parkları,
  • Rekreasyonel alanlar,
  • Yazın gölge temini, kışın ise kazancı,
  • Özellikle ılıman iklimlerde rüzgârı engelleme (Yıldızcı, 1988; Erbaş, 2003).
Şekil 3.5 : Yol ağaçlandırmaları, binalar arasında bütünlük yaratarak alanları tanımlı hale getirir ve bütünlük sağlarlar (Aslanboğa, 1986).
Bitkilerin tasarımı ile süreklilik etkisi
Şekil 3.6 : Ağaçlandırma ile yol boyunca sağlanan süreklilik etkisi

 

Ayrıca, boylu ağaçlara benzer şekilde tavan ve zemin düzlemleri arasında kapalılık sağlayarak gövde ve yaprak örtüleriyle ‘dış odalar’ için duvar ve tavan görevi görmektedirler (Şekil 3.7) (Booth, 1996).

Uzun boylu ağaçlar;
  • Geniş alanlarda,
  • Kent parklarında,
  • Çok katlı ve büyük binaların ölçeğini indirgemede,
  • Mekân sınırını belirlemede,
  • Gölge amacıyla,
  • Rüzgârı kırmak veya yönünü değiştirmek gibi nedenlerle kullanılırlar (Şekil 3.8) (Erbaş, 2003).
Şekil 3.7 : Ağaçların yaprak örtüleriyle oluşturdukları tavan düzlemi (Booth, 1996).
Şekil 3.8 : Boylu ağaç sıralarının oluşturduğu gölge ve bütünlük etkisi
Şekil 3.9 : Geniş ağaçlar, büyüklük açısından çevrelerindeki bitki örtüsünden baskın özellik kazanırlar (Booth, 1996).

Bu gruptaki ağaçlara örnek olarak; Platanus orientalis (Doğu Çınarı) ve Fagus sylvatica (Avrupa Kayını) verilebilir. Tasarımda öncelikle boylu ağaçların kullanılacakları yerler seçilmeli ve küçük mekânlarda kullanımlarından mümkün oldukça kaçınılmalıdır (Booth, 1996).

Ağaçların dokusunu oluşturan elemanlar yapraklar, dallar, çiçekler ve meyvelerdir. Ağaçlar yaprak tiplerine göre; ‘Geniş Yapraklı Ağaçlar’ ve ‘İğne Yapraklı (İbreli) Ağaçlar’ olmak üzere iki grupta toplanmaktadırlar (Şekil 3.10). Geniş yapraklı ağaçlar genellikle kışın yapraklarını döktükleri halde, iğne yapraklı ağaçlar daima yeşildir (Yıldızcı, 1988).

Kışın yaprağını döken bitkiler (Geniş yapraklılar)
Kışın yaprağını dökmeyen bitkiler (İğne yapraklılar)

Şekil 3.10 : Geniş ve ibreli yapraklı ağaçlar (Yıldızcı, 1988).

Ağaçların uzun yaşamaları ve yaşları arttıkça, artan değerlerinden dolayı kullanılacak yerlerin dikkatli seçimi gerekir. Uygun yere dikilmiş olan bir ağaç bir binadan daha daimi olabilir (Yıldızcı, 1988).

Çalılar ile Bitkilerin Tasarımı

Bitkilerin tasarımı yapılmasında dikine alan bölücü olarak kullanılan bitkiler genellikle çalılardır. Toprak seviyesinden itibaren aynı kalınlıkta (çapta) birçok gövdesi bulunan ve fazla boylanmayan odunsu bitkilere ‘çalı’ denir. Bunları ağaç ve ağaççıklardan ayıran özellikleri, boylarının çok kısa olmaları ile gövdelerinin birden fazla olması ve bunların toprak düzeyinden birarada çıkmalarıdır. Boyları genellikle 45 cm (diz boyu yüksekliği) ile 2.5-3 m boya kadar ulaşabilen uzunca ömürlü odunsu bitkilerdir (Yıldızcı, 1988).

Dikine alan bölücü olarak kullanılan çalı grupları tek türden oluşturulabileceği gibi, bazen de değişik türdeki bitkilerin karışımı şeklinde de oluşturulabilir.

Çalılar özellikle zemin düzlemi ile tavan düzlemi arasında bir bağlantı işlevini görürler. Çalılar şu amaçlar için kullanılmaktadır.

Bitkilerin tasarımında çalıların kullanılma amaçları

  • Rüzgârlara karşı perde oluşturmak
  • Görünüşleri ve binaların çirkin yanlarını gizlemek
  • Güneşe karşı perde yapmak
  • Erozyonun önüne set yapmak
  • Canlı çit grupları oluşturmak
  • Bazı yerlerde manzara güzelliğini ortaya çıkarmak
  • Tozlara, gürültüye karşı canlı baraj kurmak (Yıldızcı, 1988).

Ağaçlara benzer olarak çalılar da boylarına göre; boylu, orta boylu ve kısa boylu çalılar olmak üzere üç gruba ayrılırlar (Şekil 3.11).

Şekil 3.11 : Çalıların boy sınıflandırmasına bağlı olarak kullanım şekilleri (Yıldızcı, 1988).

 

Boylu Çalılar;

  • Perdeleme ve gizlilik sağlama açısından,
  • Kompozisyon içinde vurgu noktaları olarak,
  • Özel objelerin arkasında fon olarak,
  • Dikey düzlemde mekânsal kapalılığın görüldüğü yerlerde duvar etkisi oluşturmada, (Şekil 3.12)
  • Koridor etkisi özelliğinde mekânlar yaratarak kişileri doğrudan yönlendirmede (Şekil 3.13) (Booth, 1996).
Şekil 3.12 : Boylu çalılar, dikey düzlemde mekânı çevreleyerek gökyüzüne bakışa imkân verirler (Booth, 1996).
Şekil 3.13 : Boylu çalılar sınır elemanı olarak görüş yönlendirmede etkilidirler (Booth, 1996).

 

Orta boylu çalılar; kompozisyonda genellikle uzun boylu çalı ya da ağaççıklarla alçak boylu çalılar arasında görsel geçiş görevi üstlenirler. (Booth, 1996).

Kısa boylu çalılar;

  • Görüşü engellemeden mekân tanımlamada ya da mekânları ayırmada kullanılırlar. Bu nedenle, algılanması istenen mekânlar dikey yönde kısa boylu çalılarla tasarlanabilir.
  • Kompozisyon bütünü ele alındığında; birbirinden bağımsız elemanları görsel açıdan bağlayıcıdırlar (Şekil 3.14).
  • Uzun boylu türlere kontrast oluşturmak amacıyla kullanılabilir, kompozisyon ölçeğini yer düzlemine doğru çekebilirler (Booth, 1996).
Şekil 3.14 : Alçak boylu çalılar iki farklı gruba bölünmüş kompozisyon elemanları arasında bütünlük sağlar (Booth, 1996).
çalılar ile bitkilerin tasarımı
Şekil 3.15 : Alçak, orta ve boylu çalıların kullanım örnekleri

Yer örtücüler

Bu gruptaki bitkiler bitkisel tasarımda tabanı oluştururlar. Diğer yeşil elemanların üzerine yerleştirildiği sürekli bir halı veya ana zemin elemanıdır. Genellikle bu halı ne kadar az parçalanırsa o kadar çok etkili olur. Zemin örtüsünü oluşturan bitkiler olarak; çimler, çayırlar, 45 cm’e kadar boylanan çalılar, sarmaşık ve çiçekleri sayabiliriz (Yıldızcı, 1988). Hedera helix (Orman sarmaşığı), Vinca minor (Cezayir menekşesi), Carboprotus edulis (Kaz ayağı) gibi örnekler verilebilir (Booth, 1996).

yer örtücüler ile bitkilerin tasarımı
Şekil 3.16 : Zemin örtüsü üzerinde sınırlayıcı yer örtücüler

Yerörtücüler, boyu en fazla 30cm’e kadar ulaşabilen, çiçekli, çiçeksiz ve otsu özelliklere sahip olabilen bitki türleridir. Alçak boylu çalılara benzer şekilde mekân sınırlarını ifade etmede kullanılabilirler. Şekil 3.16’da görüldüğü gibi, zemin düzlemi üzerinde ve mekânın dış kısmında kullanılan yerörtücü, dış sınırlar çimi oluşturur. Merdiven ya da çim alanlarla bağlantılı olduklarında gözü zemine yönlendirerek dikkat çekici etki yaratabilir (Şekil 3.17 ve 3.18) (Booth, 1996).

dağınık çalı grupları bitkilerin tasarımı
Şekil 3.17 : Dağınık çalı grupları yerörtücülerle tek ve geniş bir grup altında kitle oluşturmaktadır (Booth, 1996)

Bu bitkilerin çok farklı büyüme özellikleri, boyları, dayanıklılıkları, işleve göre seçim yapma olanağını verir. Farklı türlerden yararlanarak, açık hava rekreasyonu için bir alan oluşturmak, bir alana belirginlik kazandırmak, erozyonu engellemek, mekâna renk vermek gibi amaçlara uygun olarak bitki seçimi yapılır. Şayet bu bitkilerin üzerinde yürünecekse, kısa sürede kendini yenileyebilecek bitkileri üzerinde az yürünecek yerlerde, görsel işlevli bitkilerin seçimi öngörülür (Yıldızcı, 1988).

Farklı objeleri ya da grup halindeki elemanlar arasında bağlantı sağlayan yerörtücüler Şekil 3.19’da görüldüğü gibi görsel açıdan farklı çalı ve ağaç gruplarını kompozisyon içinde tek bir eleman olarak zeminde birleştirmektedir.

Şekil 3.18 : Çim alan ve yerörtücü arasındaki çizgi, gözün dikkatini çekerek onu mekânın çevresine bakmaya yönlendirir (Booth, 1996).
yer örtücü bitkilerin tasarımı
Şekil 3.19 : Görsel açıdan farklılık yaratan çalı ve ağaç gruplarını tek bir kompozisyon içinde birleştirir (Booth, 1996).

Bu gruptaki bitkilerden çim alanlar; özel bir ekim ve bakım isteyen alanlar olmasına karşın, çayır alanları kendiliğinden yetişmiş, çevre koşullarına uygun alanlardır. Çayır alanlarının sulama ve bakım sorunları yoktur. Su olmadığı dönemlerde sararır fakat yağış aldıklarında veya sulandıklarında tekrar yeşerebilirler (Yıldızcı, 1988).

 

Kaynak

Özgün ARIN

BİTKİSEL TASARIMIN GÖRSEL AÇIDAN DEĞERLENDİRİLMESİNE YÖNELİK BİR ARAŞTIRMA: BURSA SOĞANLI BOTANİK PARKI ÖRNEĞİ

Paylaşmak Güzeldir

Bunlar da hoşunuza gidebilir...

Bir cevap yazın

E-posta hesabınız yayımlanmayacak. Gerekli alanlar * ile işaretlenmişlerdir